Masal diyarı
Masallar diyarı

Son Yazılar

Reklamlar

 

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Tem    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Bağlantılar

Meta

 

Ocak 2nd, 2010 | in La Fontaine Masalları | 3 tane yorum

aslan_payi


Aslan Payı


Evvel zaman içinde bir gün,
Kısrak, keçi ve kız kardeşleri koyun
Bir aslanla birlik olmuşlar.


Yaman bir aslanmış bu, çevrenin derebeyi.
Kazançta da, kayıpta da ortağız demişler.


Ertesi gün bir geyik düşmüş nasılsa
Keçinin kurduğu ağlara.
Hemen ortaklarına haber salmış keçi.
Toplanmışlar hemen ve aslan
Pençeleriyle sayıp ortakları tek tek
-Dört kişiyiz, demiş bu avı paylaşacak.
Der demez de dörde bölüvermiş geyiği.


Birinci parçayı kendine ayırmış, tabii
Aslan payı olarak:
-Bu parça benim, demiş, biliyorsunuz neden;
Benim adım aslan da ondan.


Buna karşı bir diyeceğiniz olamaz sanırım.
Yasaya göre ikinci parça da benim hakkım.
Dileyen kitapta yerini bulur:


En güçlü kimse en haklı odur.
Üçüncü parça en değerli ortağın olacak
Ben değilim de kim o en değerli ortak

Dördüncü parçaya gelince, ha, bak!
O parçaya el uzatanın
Kafasını koparırım, inanın!

La Fontaine Masalları

Etiketler:, , , , , ,

Kasım 1st, 2009 | in Masal Kitapları | Yorum Yapin

 

Yazar: Esra Gökşen
Yayınevi: ERDEM YAYINLARI
 
 

 

Masal Demeti Dizisi, çocuklarımız için en çok sevilen Türk ve Dünya masalları yeniden yazılarak oluşturuldu. Cıvıl cıvıl resimlenen bu kitapları çocuklar ellerinden bırakamayacaklar.

 Dil :  Türkçe
 Yayın Yılı :  1999
 Sayfa Sayısı :  160
 Kapak Türü :  Ciltli
 Ebat :  13,5×19,5 cm
 Kağıt Türü :  1. Hm.
 
 
 
 
   
 

Etiketler:, , , ,

Haziran 21st, 2009 | in La Fontaine Masalları | 1 yorum

kurt-ile-tilki

Kurt ile Tilki

Bir leylek geçiyormuş bereket versin,
Allem kallem anlatmış derdini;
Koşmuş imdadına leylek.
Kuş değil cerrah mübarek;
Gaga dersen makastan iyi.
Soktuğu gibi gırtlağına,
Çıkarıvermiş kemiği. 
Tamam, deyip ücretini istemiş.
Ne ücreti? Demiş kurt.
Alay mı ediyorsun babalık?
Canını kurtardığım yetmiyor da
Bir de ücret ha?
Ağzıma girmişken kafan,
Bir kapsam ne olurdun?
Bu ne nankörlük be!
Çekil git, bir daha da elime düşme. ..

La Fontaine masalları

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Mayıs 19th, 2009 | in Ezop masalları | Yorum Yapin

aslan

Okçu ile aslan


Ustalığıyla bilinen bir okçu, avlanmak üzere dağa çıkmış. Onu gören bütün hayvanlar korkuyla kaçışmışlar. Yalnızca aslan kaçmamış, üstelik okçuya meydan okumuş. Okçu okunu yerleştirdikten sonra yayını germiş ve “Habercimin sana bir haberi var!” diye bağırıp oku aslana atmış.
Böğründen yaralanan aslan, acıyla kıvranarak çalıların içine kaçmış. Orada gizlenmiş olan bir tilkiye rastlamış. Tilki, aslanın avcıdan kaçtığını görünce, dönüp düşmanıyla yüz yüze mücâdele etmesi için onu yüreklendirip kışkırtmaya çalışmış.
“Hayır!” demiş aslan, “Beni kandıramazsın. Düşünsene… sıradan bir haberci beni bu duruma getirebildiyse, o haberciyi bana gönderen avcıyla nasıl başa çıkarım?”
Sizden zayıfların sizi kışkırtması, yalnızca kendi çıkarları içindir…!

Ezop masalları masal diyarında..

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Nisan 30th, 2009 | in La Fontaine Masalları | Yorum Yapin

iki katir masali

iki katır


İki katır yürüyormuş yan yana, biri yulaf yüklüymüş, biri para.Köylülerden tuz vergisi toplamışlar, koca bir heybe dolusu mangır.

Para yüklü katırda bir çalım bir çalım sormayın, başı havalarda… Boynunda çıngırak şıngır mıngır, sanırsınız bütün paralar onun, zengin havalarında bizimkisi, zenginler gibi bir sağa çalım yapıyor…

Bu böyle sürüp giderken, eşkıyalar sökün etmiş birdenbire; Kendine zengin havası veren o katırın üstüne çullanmışlar tabi. Yakalamışlar durdurmuşlar bizimkini. Katır savunmaya başlamış paraları, eşkıyalarda vurmuş sopayı.

Ve o zaman ağlamış katır, dert yanmış sağa sola:
- Ben böyle mi olacaktım, demiş. Yulaf yüklü katıra bakıp iç geçirmiş. Ona bir fiske bile vurulmasın, ben böyle sürükleneyim yerlerde. Yulaf yüklü katır, arkadaşının sırtını sıvazlamış:
- Yüksek işler, iyilik getirmez her zaman; yulaf taşımakla kalsaydın benim gibi, başına bu bela gelmezdi.

La fontaine masalları masal diyarında…

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Nisan 18th, 2009 | in Masal diyarı | Yorum Yapin

aslan-ile-sinek

Aslan ile sinek


Bir gün aslan bir sineğe kızıp bağırmıştı:
-Defol git, cılız sinek!
Sinek ise hiç altta kalmadan aslana savaş ilan etmişti:
-Sen krallık ünvanınla beni korkutacağını mı sandın? Öküz senden daha iri olduğu halde, benden öyle korkuyor ki Sabahtan akşama kadar kuyruğunu sallayıp benden kurtulmaya çalışıyor ama bir türlü benimle başedemiyor
Sinek bu sözlerinin ardından hemen işbaşı yapıp aslanın vücudunun çeşitli yerlerini ısırmıştı Daha da ileri gidip yelesinin içerilerine kadar girip ormanların kralı olan o heybetli hayvanı çileden çıkarmayı başarmıştı
Hayvanların kralı köpürmüş, sinirinden ne yapacağını bilemez bir hale gelmişti Diğer havyanlar onun bu halinden korkup, kaçacak delik aramaya başlamışlardı
Ancak ormanlar kralı bir sineğin oyuncağı olmuştu Evet ufacık bir sinek onu birçok yerinden ısırarak hırpalamıştı Bu nedenle aslanın kızgınlığı son noktasına varmıştı Nasıl kızgın olmasın ki; küçücük düşman galip gelmiş, kendisiyle gülerek alay etmişti Kendisinin güçlü pençeleri, keskin dişleri, herkesi korkutan heybeti o küçücük hayvan karşısında işe yaramamıştı
Bu durum karşısında aslan öfkeden yırtınmış, kuyruğunu havada sallamış ama birşey yapamamış, öfkesinden yorulmuş, bitkin bir halde çöküp kalmıştı
Sinek ise küçücük cüssesiyle savaşı zaferle bitirmişti Bu zaferi herkese duyurmak istemişti Bunun için de büyük bir heyecanla diğer hayvanların yanına gitmek için öne doğru atılmış ancak bir örümceğin ağına takılıp kalmıştı Zaferden adeta başı dönen sinek de gururlanmanın cezasını böylece hayatıyla ödemişti..

Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

Nisan 18th, 2009 | in Masal diyarı | 8 tane yorum

la-fonten-masal

Kurbağa ile Korkak Tavşan

Ormanların en korkak hayvanı tavşanmış. Yaprak kımıldasa hemen saklanacak yer ararmış. Ona bu kadar korkak olmaması gerektiğini söylüyorlarmış ama bu sözde pek işe yaramıyormuş. Kendisinden çok daha küçük hayvanların ormanda korkusuzca gezdiğini gören tavşan korkaklığına daha bir üzülürmüş.

Bir gün tavşan ormanda gezintiye çıkmış. Tabii buna gezinti denirse. Korka korka, saklana saklana yüreği ağzına gelerek yürüyormuş ormanda. Tam gölün kıyısına geldiğinde virak virak diye bağırarak suya atlayan kurbağalar görmüş. Buna çok şaşırmış. Çünkü kurbağalarda kendisinden korktukları için suya atlıyorlarmış. Tavşan o an anlamış ki ormanda kendisinden daha korkak hayvanlarda var.

O günden sonra tavşan korkusunu az da olsa yenmeyi başarmış…

La fontaine ( la fonten ) masalları

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Nisan 18th, 2009 | in Masal diyarı | Yorum Yapin

kurt-ile-leylek

Kurt ile Leylek

Bir leylek geçiyormuş bereket versin,
Allem kallem anlatmış derdini;
Koşmuş imdadına leylek.
Kuş değil cerrah mübarek;
Gaga dersen makastan iyi.
Soktuğu gibi gırtlağına,
Çıkarıvermiş kemiği. 
Tamam, deyip ücretini istemiş.
Ne ücreti? Demiş kurt.
Alay mı ediyorsun babalık?
Canını kurtardığım yetmiyor da
Bir de ücret ha?
Ağzıma girmişken kafan,
Bir kapsam ne olurdun?
Bu ne nankörlük be!
Çekil git, bir daha da elime düşme…!

La Fontaine masalları

Etiketler:, , , , , , , , ,

Nisan 18th, 2009 | in La Fontaine Masalları | 3 tane yorum
la-fonten1
Tilki İle Leylek / La Fonten masalları

Tilki hocanın iyiliği tutmuş bir gün
Hacı leyleği yemeğe buyur etmiş
- Ama, demiş tilki, bizde misafir
Umduğunu değil bulduğunu yer.
Meğer tilkinin cimrisi hepsinden betermiş
Bir çorba çıkarmış topu topu
O da sulu mu sulu
Hem nerden getirse beğenirsiniz? Tabakta.
Leylek gagasıyla uğraşadursun
Tilki bitirmiş hepsini bir solukta.
Leylek . kızmış, ama çekmiş sineye.
Bir zaman sonra
O da tilkiyi buyur etmiş yemeğe.
- Hay hay, demiş tilki, nasıl gelmem?
Ben dostlara naz etmesini sevmem.
Tam saatinde gelmiş.
Leyleğe türlü diller dökmüş.
Şu güzel bu güzel,
Hele yemeğin kokusu
Gel iştahım gel!
Gerçi tilkilerin iştahı
Pek nazlı değilmiş ama
Et kokusu başka şeymiş.
- Kuşbaşı galiba, demiş
Bayılırmış etin böylesine
Hele kıvamında pişmişine.
Derken yemek sofraya gelmiş,
Gelmiş ama nasıl?
Kokusunu al, eti arada bul!
Dar boğazlı upuzun bir çömlek içinde
Tam leyleğin gagasına göre
Tilki burnunu burgu etse nafile.
Kısmış kuyruğunu evine dönmüş.
Aç kaldığına mı yansın
Bir kuşa rezil olduğuna mı?
El alemi aldatanlar
Bu masal size:
Bir gün sizi de sokarlar
Kurduğunuz kafese ….

La fontaine masalları..

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Nisan 16th, 2009 | in La Fontaine Masalları | Yorum Yapin

tilki horoz

Horoz ile Tilki masal diyarında

Bir çiftlikte güzel bir horoz yaşıyordu. Horoz her sabah çiftliğin yakınındaki bir ağaca çıkar, güzel sesiyle… Üüü!…ürü!… ü!… ürü!… ü!… diye öter. Çiftlikteki hayvanları uyandırırdı. Çiftliğin yakınında bir de tilki yaşıyordu. Tilki horozun sesini duydukça, onu yemeyi içinden geçirir,nasıl yakalayacağını hesaplardı. Tilki her sabah horozun sesini duyar duymaz yatağından kalkar, horozun çıktığı ağacın altına gelir, horozu ağaçtan indirmek için çeşit çeşit dil dökerdi. Bir gün kurnaz tilki horoza:

- Sesiniz ne kadar güzel horoz kardeş. Tüyleriniz renk renk pırıl pırıl. İbiğiniz kralların tacı gibi başınızı süslüyor. Sanırım bu dünyada sizin kadar güzel bir hayvan yoktur. Sizin gibi yakışıklı bir arkadaşım olmasını çok isterdim. Benimle arkadaş olmaz mısınız? Tilkinin bu davranışlarından çok rahatsız olan, ondan kurtulmak isteyen horoz bir kurnazlık düşündü.

- Niçin olmayayım. Ben de sizin gibi kurnaz bir arkadaşım olsun isterim. Yalnız bir önerim olacak. Benim Karabaş adında çok samimi bir arkadaşım köpek var. Onu da aramıza alalım. Üç dost oluruz. O da çok azgın ve yırtıcı bir hayvandır. Bizi korur. Dilerseniz Karabaşı hemen çağıralım gelsin, der.
Kurnaz tilki:

- Hayır bu işi yarına bırakalım. Bugün benim çok işim var, deyip gider. Gidiş o gidiş. Bir daha artık hiç gelmez. Bundan sonra da horoz rahat rahat ağaçta ötmesine devam eder….

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Sitemiz Google aramalarında : Masal dinle, Masal diyarı , Masal, Masallar ve Sesli masal kelimelerince öncülük etmektedir. Oyun sitemiz Oyun