<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Masal diyarı &#187; Keloglan masalları</title>
	<atom:link href="http://www.masaldiyari.net/tag/keloglan-masallari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.masaldiyari.net</link>
	<description>Masallar diyarı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 20:36:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Keloğlan ile kör hacı</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-kor-haci</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-kor-haci#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2011 22:33:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan masalı]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlanla kör hacı]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>
		<category><![CDATA[türk masalı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk masalları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=2032</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Keloğlan&#8217;la kör hacı Bir varmış, bir yokmuş Var demesi zormuş Keloğlan&#8217;ın mahallesinde Kör Hacı adında biri varmış Kör hacı huysuz, dırdırcı, hilebaz, madrabaz, hokkabaz birisiymiş Bencil mi bencil, nekesmi nekesmiş Fesatlıkta, fitne fücurlukta üstüne yokmuş Çocuklar Kör hacı&#8217;yı hiç sevmezlermiş Onu yolda görünce hep birlikte bağırırlarmış: Hacı Burnumun ucu Başımın tacı Soğan sarmısaktan acı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2063" title="keloglan-masallari" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/10/keloglan-masallari.jpg" alt="" width="250" height="398" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Keloğlan&#8217;la kör hacı</strong></p>
<p>Bir varmış, bir yokmuş Var demesi zormuş Keloğlan&#8217;ın mahallesinde Kör Hacı adında biri varmış Kör hacı huysuz, dırdırcı, hilebaz, madrabaz, hokkabaz birisiymiş Bencil mi bencil, nekesmi nekesmiş Fesatlıkta, fitne fücurlukta üstüne yokmuş</p>
<p>Çocuklar Kör hacı&#8217;yı hiç sevmezlermiş Onu yolda görünce hep birlikte bağırırlarmış:</p>
<p>Hacı</p>
<p>Burnumun ucu</p>
<p>Başımın tacı</p>
<p>Soğan sarmısaktan acı</p>
<p>Çocuklar bazen de,</p>
<p>Hacı hasta</p>
<p>Çorbası tasta</p>
<p>Mendili ipek</p>
<p>Kendisi köpek</p>
<p>Diye tempo tutarlarmış</p>
<p>Kör hacı kendisini kimsenin sevmediğini bildiğinden, insanlara karşı soğuk durur, herhese kötülük etmek istermiş</p>
<p>Bir gün keloğlan&#8217;ın gelip geçtiği yola derin bir çukur kazmışÇukurun üstüne çalı çırpı, ot, çöpler örtmüş Kendi kendine &#8220;KELOĞLAN DÜŞSÜN,BELKİ BİR YERİ KIRILIR&#8221; diye söylenmiş</p>
<p>Keloğlan yoldaki otu çöpü görünce hileyi sezmiş Çukurun üstündeki otu çöpü kaldırmış, hemen yakınındaki yere Kör Hacı&#8217;nın bıraktığı gibi koymuş Çukurun üstüne ince bir tahta koyduktan sonra topraklamış</p>
<p>Beklemeye başlamış</p>
<p>Kör Hacı &#8220;acaba keloğlan niye düşmüyor&#8221; diye içinden geçiriyormuş &#8220;Belki de otun çöpü iyi koyamadım, belli oluyor&#8221; diye düşünmüş Çukuru daha belirsiz duruma getirmek için ota çöpe yaklaşırken, hop kendi açtığı çukura düşmüş</p>
<p>Keloğlan koşarak gelmişkör hacı&#8217;yı çıkarmış Başlamış onunla alaya:</p>
<p>Seni saymam sayıya</p>
<p>Benzettim yampiri ayıya</p>
<p>Kendi açtığın kuyuya</p>
<p>Düşersin de kör hacı</p>
<p>Kör hacı cevap vermeden ayrılıp gitmiş Kendi oyununa gelmesini hazmedememiş Keloğlan&#8217;dan öç almayı düşünmüşOrtalık kararır kararmaz mezarlığa koşmuş Toprağa yeni verilen bir ölüyü çıkarıp getirmiş Keloğlan&#8217;ın penceresinden içeri Atmış</p>
<p>Sonra sokaklarda dolaşıp söylenmeye başlamış:</p>
<p>&#8211;keloğlan cinayet işlemiş Evinde bir ölü saklıyor… Keloğlan kör hacının kendisine bir kötülük edeceğini bildiği için hazırlıklıymış Çarşıdan bir takım elbise almış Ölüye giydirmişEşeğiyle kör hacının tarlasına getirmiş Ölünün ağzına bir sigara yakıp vermiş, eşeğin üstüne oturtmuşEşek başakları yemeye başlamış</p>
<p>Kör hacı&#8217;ya haber vermişler:</p>
<p>&#8211;adamın biri eşeği senin tarlaya sürmüş, otlatıyor Kendisi eşeğe kurulmuş sigara tüttürüyor…</p>
<p>mal canlısı kör hacı deliye dönmüş Sopayı alıp koşmuş Bir taraftan da bağırıyormuş:</p>
<p>&#8212;Hey… Buğdayımı yedirme… eşeğini çek, sür git Adam oralı değil</p>
<p>Adamın vurdumduymazlığına iyice kızmış Sopayı bütün gücüyle kafasına vurmuş Sopa kırılmış, ölü yuvarlanmış O sırada keloğlan saklandığı yerden çıkıp gelmiş Bağırmaya başlamış:</p>
<p>&#8212;O benim gözü görmez kulağı duymaz misafirimdi Onu öldürdün</p>
<p>Keloğlan&#8217;ın sesine komşular yetişmişler İki tutam başak için adam öldürdü diye Kör Hacı&#8217;ya kızmışlar Sonra tutup kadıya teslim etmişler</p>
<p>Keloğlan yine söylemiş:</p>
<p>SENİ SAYMAM SAYIYA: BENZETTİM MANKAFA AYIYA</p>
<p>KENDİ ETTİĞİN OYUNA GELİRSİN BE KÖR HACI</p>
<p>Kör hacı yine kendi oyununa geldiğini anlamış Anlamış ama ne fayda İş işten geçmiş Kötü komşudan kurtulan mahalleli düğün bayram yapmış Yel üfürdü, sel götürdü Bir masal da burada bitti</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-kor-haci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ile yılan, köpek, kedi ve balık</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-yilan-kopek-kedi-ve-balik</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-yilan-kopek-kedi-ve-balik#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 13:48:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk masalları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=2036</guid>
		<description><![CDATA[&#160; KELOĞLAN İLE YILAN, KÖPEK, KEDİ VE BALIK Vakti zamanında fakir bir kadınla bir Keloğlan varmış. Bir gün Keloğlan odunları satıp parasıyla eve dönerken bir tellâlın bağırdığını görür. Tellâlın elinde kapalı bir kutu vardır: “Bir alan pişman, bir almayan pişman.” diye bağırmaktadır. Keloğlan düşünür, taşınır, bu kutuyu almaya karar verir ve “öyle de battık, böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2058" title="keloglan" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/10/keloglan1.jpg" alt="" width="369" height="570" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KELOĞLAN İLE YILAN, KÖPEK, KEDİ VE BALIK</strong></p>
<p>Vakti zamanında fakir bir kadınla bir Keloğlan varmış. Bir gün Keloğlan odunları satıp parasıyla eve dönerken bir tellâlın bağırdığını görür. Tellâlın elinde kapalı bir kutu vardır:<br />
“Bir alan pişman, bir almayan pişman.” diye bağırmaktadır. Keloğlan düşünür, taşınır, bu kutuyu almaya karar verir ve “öyle de battık, böyle de; şu yüz parayı vereyim de bu kutuyu alayım.” der. Kutuyu alıp evine gelir. Annesi de acıkmış, oğlunun ekmek getirmesini bekliyormuş:<br />
“Keloğlan, ekmek getirmedin mi? Ben acımdan öldüm, kel doz doz, kafası boklu.”<br />
“Anne ben bugünkü parayı buna verdim.”<br />
Keloğlan o kutuyu evin tereğine koyar, kutu orada bir müddet durur. Bir müddet sonra o kutu “pat” diye yere düşer, kutunun içinde bir yılan yavrusu. Kadın bağırarak kapıya koşar. Gidip Keloğlan’a haber verirler, Keloğlan gelir. Bu sırada yılan yavrusu dile gelip konuşur:<br />
“Ey insanoğlu, beni babama götürürsen sana büyük bir mükâfat verir.”<br />
“Yahu ben senin babanı nerede bulacağım?”<br />
“Sen beni götür, ben sana işaret ederim, sen de o tarafa gidersin.”<br />
Bunlar yola çıkarlar. Az giderler, çok giderler, azını çoğunu Allah bilir, bir arpa boyu yol ancak gedebilirler. Öyle bir yere gelirler ki hiç insan yok, her tarafta yılanlar var, insanoğlunu görür görmez yılanlar Keloğlan’a hücum ederler. Fakat Keloğlan’ın yanındaki yılan yavrusunu görünce hepsi geriye çekilip bunları selâmlamaya başlarlar. Keloğlan yılana sorar:<br />
“Ne oldu, bu ne hal?”<br />
“İşte bunlar benim babamın askerleri. Benim babam bunların padişahıdır, falanca yerde de babamın köşkü vardır.”<br />
Köşke doğru giderlerken yılan Keloğlan’a tembih eder:<br />
“Eğer babam sana “Ey insanoğlu, dile dileği, vereyim muradını.” derse sen diyeceksin ki “Şu dilinin altındaki yüzüğü bana vereceksin.” Sakın başka bir şey isteme, sadece o yüzüğü al.”<br />
Yavru yılanın babasının yanına varırlar. Çok sevinen baba der ki:<br />
“Dile dileğini, vereyim muradını.”<br />
“Dilinin altındaki yüzüğü bana ver.”<br />
Bunun elinden yüzüğü alan Keloğlan tekrar memleketine döner. Fakat yolda Keloğlan’da bir pişmanlık belirir. “Yahu ben ne yaptım, adam bana dünya kadar altın verdi de almadım. Bu bir yüzük için altı aydır yoldayım.” O arada nasıl olursa olur, dilini yüzüğe çalar (yüzüğü yalar). Hemen zebella gibi iki arap peyda olur:<br />
“Ey ağa, emret; şu dünyayı yakalım mı yıkalım mı?”<br />
“Dünyayı nereye yakıp yıkıyorsunuz? Ne yakın, ne yıkın. Beni şimdi annemin yanına götürün.”<br />
Keloğlan beş dakika geçmeden annesinin yanında olur.<br />
“Tamam, bu yüzükte iş var.” Diye düşünür. Keloğlan padişahın kızını severmiş. Bir gün annesine der ki:<br />
“Şimdi padişahın kızına dünürcü gideceksin.”<br />
“Dozdoz kel, padişah sana kızını verir mi?”<br />
“Verir anne, sen git iste hele.”<br />
Zavallı kadın korkar. Kendilerinin doğru dürüst yatacak yerleri yok, padişah ona kızını verir mi? Annesi oğlunun kızdığını görünce:<br />
“Dur bakayım dozdozu kel, belki olur. Olursa olsun, olmazsa ne yapalım.”<br />
O zamanlarda kapıların önlerinde masa gibi bir yer varmış. Oraya kim oturursa anlarlarmış ki o düğürcüdür<br />
Padişah pencerenin önünde oturup etrafa bakarken görür ki bir koca nine geldi, düğürcü taşının üzerine oturdu. Padişah cariyelerine emredip koca nineyi köşke çıkarttırır:<br />
“Eeee nine, ne emrin var, buyur.”<br />
“Padişahım, Allah yazmışsa ne diyebilirim. Ama gel ki benim bir vaadim var, bunu yapacaksın.”<br />
“Emret.”<br />
“Benim konağımın gündoğu tarafında bir konak yaptıracaksın, aynı benimkine benzeyecek. Senin konak benim konağa gün ışığını bir buçuk saat geç salacak. O kadar ziynetli, o kadar büyük olacak.”<br />
“Olur, yaptırırım.” deyip eve gelir ve Keloğlan’a çıkışır:<br />
“Ah dozdozu kel, kafana pisleyecekler. Sen bunları ne ile yaptıracaksın? Yemeye ekmek bulamıyorsun. Padişah kendisininki gibi bir köşk istiyor. Nerden alıp da yaptıracaksın?”<br />
Akşam olunca annesini yatıran Keloğlan yüzüğü yalar, araplar gelir:<br />
“Yakalım mı, yıkalım mı?”<br />
“Ne yakın, ne yıkın. Padişahın konağının gün doğu tarafında öyle bir saray yaptıracaksın ki padişahın konağından üç kat daha yüksek olacak. Annemle ben de en üst kata bulunacağız.”<br />
Kötü yerlerde yatan ihtiyar kadın sabahleyin uyanır ki ne görsün. Nerdeyse göğe çıkmış:<br />
“Ulan dozdozu kel, sen burayı niye bu kadar yüksek yaptırdın. Allah belanı vermesin, ben buradan nasıl inip çıkacağım?”<br />
Annesi bunların düşünürken Keloğlan seslenir:<br />
“Anne, kalk git, bunu yaptık.”<br />
Annesi tekrar gider, bunu padişahın huzuruna alırlar. Padişah der ki:<br />
“Sarayı yaptırdınız, ikinci vaadim de var”<br />
“O da neymiş?”<br />
“Bizim sarayın orta katından senin yaptırdığın sarayın orta katına altın gümüşten bir köprü lâzım ki kızım gidip geldiği zaman güneş vurmasın. Ben çocuğumu zembillerde büyütüyorum.”<br />
Keloğlan’ın annesi düşüne düşüne evden içeri girer:<br />
“Ah dozdozu kel, ağacı keresteyi mi belliyorsun ki” patpat” yaptırıverelim. Padişah senden altın gümüşten köprü istiyor. Bunu nedene alıp da yaptıracaksın?”<br />
“Adam sen de, olur o işler. Hele sen bizim yemeğimizi getir hele.”<br />
Yemeklerini yerler. Akşam olup da anası yatınca Keloğlan yine arapları çağırır:<br />
“Böyle böyle bir köprü isterim!”<br />
O gece köprü de kurulur. Padişah bakar ki bundan kurtuluş yok. Tutup büyük kızını buna verir. Düğünlerini yapıp bunları içeriye atarlar.<br />
Yerler içerler, aradan bir müddet geçer. Karısı padişaha der ki:<br />
“Gidip kızımızı görelim, onlar bize geldiler, şimdi sıra bizim.”<br />
“Eee hanım ne götürelim? Zenginlik dersen bunlar bizden zengin, paraya ihtiyaçları yok. Bunlara ne hediye götürelim?”<br />
Padişahın bir Arap kölesi varmış, onu götürmeye karar verirler.<br />
“Bunu götürelim de, yer içer, kalkıp gelirken de “Enişte, bu Arap köle şimdiye kadar bize hizmet ediyordu. Bundan sonra da sana hizmet etsin.” der, bırakırız.”<br />
Arap köle ile birlikte gelirler. Yerler içerler, gitme zamanı gelince:<br />
“Enişte, Arap köle şimdiye kadar bize hizmet etti, bundan sonra da sana hizmet etsin.” deyip Arap köleyi orada bırakırlar. Oysa Keloğlan’ın karısı ile Arap kölenin arası çok kıyakmış: sarayda padişahtan habersiz dalga geçerlermiş.<br />
Arap köle hizmet etmekte olsun, Keloğlan da tazısıyla pisiğini alıp ava kuşa gidermiş. Alıştığı için avcılığı bırakamamış.<br />
Bir gün Arap köle Keloğlan’ın karısına der ki:<br />
“Bu Keloğlan eskiden acından ölüyordu, bunda bir hüner var. Bunu bir öğren.”<br />
Karısı Keloğlan’ı sıkıştıra sıkıştıra öğrenmeye çalışır:<br />
“Biz seninle evlendik, hayatımız bir. Sen niye sırrını bana demiyorsun?”<br />
“Benim sırrım cüzdanımın içindeki şu yüzüktür.”<br />
Gece Keloğlan uyurken kız yüzüğü alıp hemen Arap köleye verir. Köle alır almaz parmağına takar ve yalar. Hemen Araplar gelir:<br />
“Emret, yakalım mı, yıkalım mı?”<br />
“Ne yakın, ne yıkın. Kızı, beni, bir de sarayı denizin ortasındaki şu kulede isterim. Keloğlan ile annesini de eski kaz damlarına götürüp atacaksın.”<br />
Beş dakikanın içinde bu işler olur. Sabahleyin Keloğlan kalkar kalkmaz kafası tahtalara vurmaya başlar:<br />
“Eyvah!” der. Bakar ki yüzük yok. Doğruca padişahın yanına gider. Padişah bunu eski devletli Keloğlan zanneder:<br />
“Enişte üzülme, ben sana küçük kızımı veririm. O daha güzel, daha içli.”<br />
“Yok, padişahım, ben kız filan istemiyorum.”<br />
“Ya ne istiyorsun?”<br />
“Ben gelinceye kadar anneme bakacaksın, başka bir şey istemem.”<br />
Annesini orada bırakır, tazı ile pisiğini alıp yola koyulur.<br />
Bu Keloğlan’ın bir bacısı varmış, bacısını Zümrüt-ü Anka kuşuna vermişlermiş. Keloğlan epeyce bir yol aldıktan sonra bir gün bir ulu ağacın dibine istirahat etmek için oturur. Bir de bakar ki bir kuş gelip bunun yanına indi:<br />
“Selâmünaleyküm.”<br />
“Aleykümselâm.”<br />
“Nerelisin?”<br />
“Felancı yerliyim.”<br />
Birbirlerinin aslını neslini sorunca kuş Keloğlanı tanır:<br />
“Yahu sen benim kanımsın.”<br />
“Nasıl olur yahu?”<br />
“Ben senin enişten değil miyim?”<br />
Orada akraba olduklarını anlarlar. Kuş sorar:<br />
“Eee, ne iş için buralara düştün?”<br />
“Durum böyle böyle.”<br />
“Akdeniz’in ortasında bir saray payda oldu, eskiden yoktu. Birkaç gün içinde gördüm.”<br />
Keloğlan tazıyla pisiği alıp oraya gider. Tazı dile gelip kediye yavaşça der ki:<br />
“Pisik, bu adam arkasında odun taşıdı, bize baktı. Şimdi sıra bize geldi. Benim arkama bineceksin, oraya gideceğiz. Ben sineceğim, sen pencereden içeri hopluyacaksın, bu yüzüğü almaya gayret edeceksin. Bu arada bana da ekmek getir. Tekneden filan çal getir, aç kalmayayım ben de.”<br />
“Olur, ben işi beceririm.”<br />
Onlar oraya giderler. Tazı ağaçlar arasında sinip dururken pisik içeriye sıçrar. Kız pisiği görür görmez heveslenir. Orada da pek çok fare varmış, farelerden çok canları yanmışmış. Pisik fareleri kovalamaya başlayınca Arap köle de kız da bunu sevmeye başlarlar. Bunlar yatarken pisik de fareleri kovalamaya devam eder. Farenin biri der ki:<br />
“Yahu, pisik kardeşlik, zorun ne, bizim kökümüzü mü keseceksin?”<br />
“Ya yüzüğün yerini haber vereceksiniz, ya sizin kökünüzü keseceğim.”<br />
Farelerden biri der ki: “Yemin et beni yemeyeceğine, ben yüzüğün yerini diyeyim.”<br />
“Seni yemeyeceğim, gel söyle.”<br />
“Yüzük, arabın dilinin altında uyuyor.”<br />
“Bunu nasıl çıkaracağız buradan?”<br />
“Senin gözlerin ışıklıdır, sen karyolanın alt tarafına dikil. Ben kuyruğumu götürür arabın burnuna sokarım. O zaman arap tıksırır, tıksırınca yüzük ağzından düşer, sen de yüzüğü alıp kaçarsın.”<br />
“Tamam.”<br />
Kararlaştırdıkları gibi yaparlar. Pisik yüzüğü kaptığı gibi tazının yanına gelir:<br />
“Tazı kardeşlik, yüzüğü buldum, haydi gidelim.”<br />
Bunlar denizin ortasına gelince tazı başlar:<br />
“Yüzüğü bana ver, yoksa seni denize atarım.”<br />
“Tazı, senin ağzın gevezedir, balık malık görürsün, “hav” deyip yüzüğü denize düşürürsün.”<br />
“Yahu olmaz, niye yapayım?”<br />
Zavallı pisik korkmaya başlar. Denize atılırsa boğulup gidecek. Mecbur kalır yüzüğü tazıya vermeye. Tazı balık görüp de “hav” deyince yüzük ağzından denize düşer ve bir balık kapıp yutar.<br />
Bunlar işi berbat etmiş olarak karşıya çıkarlar. Keloğlan tazıya çalıp çevirmektedir. Pisik:<br />
“Dur dur, tazıya çalma. Bu bana lâzım. Sen git, bu yüzüğü buluncaya kadar bekleyeceksin.”<br />
Bu ikisi balıkçıları takip etmeye başlarlar. Tor ile balık tutan balıkçıların yanına giderler. Meğer pisik yüzüğü yutan balığı tanıyormuş. Balıkçılar balıkları getirince tesadüfen o balık da torun içinden çıkar. Pisik nasıl o balığı alırsa kaçar gider. Arkasından koşarlarsa da biri bağırır:<br />
“Canım bir balıktan ne çıkar, baksana yüzlercesi var.”<br />
Pisik hemen tazının yanına gelir, o da balığın karnını yarar. Hakikaten de yüzük balığın karnında. Yüzüğü alır almaz. Keloğlan’a kavuşurlar. Keloğlan yüzüğü parmağına takar takmaz yalar, hemen Araplar gelir:<br />
“Yakalım mı, yıkalım mı?”<br />
“Ne yakın, ne yıkın. Denizin ortasındaki sarayın içindeki arap köle ve kızla beraber evvelki yerine, beni de annemin yanına.”<br />
Hemen bu işler yerine gelir. Keloğlan da padişahın yanına gider:<br />
“Padişahım, işte hepsini topladım getirdim.”<br />
Padişah gelir, bakar ki Arap köle ile kızı birbirlerine öyle sarılmışlar ki aralarına su döksen sızmıyor.<br />
“Vay, durum böyle ha?”<br />
Padişah kılıcını çeker çekmez ikisini de yatakta öldürür, küçük kızını da Keloğlan’a verir. Yeniden düğün kurulur.<br />
Yeyip içip muratlarına ererler.</p>
<p>Derleyen: Dr. Saim SAKAOĞLU</p>
<p>* Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, 1975, sayı: 312</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-yilan-kopek-kedi-ve-balik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan&#8217;ın Tuz ölçeği</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglanin-tuz-olcegi</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglanin-tuz-olcegi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 13:07:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk masalları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=2034</guid>
		<description><![CDATA[Keloğlan&#8217;ın Tuz ölçeği Bir varmis bir yokmus Allahin kulu çokmus Çok demesi günahmis Memleketin birinde bir keloglan&#8217;la yasli annesi varmis Annesi &#8220;Kel oglum, kelem oglum, dünyaya es oglum&#8221; diyerek oglunu severmis Keloglan da annesini sever sayarmis Annesi bir gün keloglan&#8217;a seslenmis: &#8211;Oglum, tuz ölçegimiz kirildi Git çarsidan yenisini al getir, demis Keloglan: &#8211;Aman anne Ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2053" title="keloglan" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/10/keloglan.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p><strong>Keloğlan&#8217;ın Tuz ölçeği</strong></p>
<p>Bir varmis bir yokmus Allahin kulu çokmus Çok demesi günahmis</p>
<p>Memleketin birinde bir keloglan&#8217;la yasli annesi varmis Annesi &#8220;Kel oglum, kelem oglum, dünyaya es oglum&#8221; diyerek oglunu severmis Keloglan da annesini sever sayarmis</p>
<p>Annesi bir gün keloglan&#8217;a seslenmis:</p>
<p>&#8211;Oglum, tuz ölçegimiz kirildi Git çarsidan yenisini al getir, demis Keloglan:</p>
<p>&#8211;Aman anne Ne gerek var Yemege göz karari yag, el karari tuz at, demis Annesi kizmis:</p>
<p>&#8211;Keles oglanBirak tembelligi Haydi dogru çarsiya Tuz öiçegini al getir Ne alacagini unutma Yolda giderken &#8220;kirildi, kirldi&#8221; diye söylenirsen unutmzsin demis</p>
<p>Keloglan&#8217;in tembelligi üstündeymis Himbil himbil söylenerek yola düsmüs</p>
<p>KirildiKirildi</p>
<p>Balikçilara yol kenarindaki derede avlaniyorlarmis Keloglan&#8217;in söylenisine bakarak kendileriyle alay ediyor sanmislar Bagirip çagirmislar:</p>
<p>&#8211;KeloglanSen bizimle dalga geçiyorsun, hiç öyle denir mi?</p>
<p>&#8211;Ne diyecegim ya?</p>
<p>&#8211;Biri çikti, biri daha çikar insallah, diyeceksin</p>
<p>Keloglan çok üzülmüs Balikçilardan ögrendigi gibi söylenerek yoluna devam etmis</p>
<p>Biri çikti, biri daha çikar insallah</p>
<p>Biri çikti, biri daha çikar insallah</p>
<p>Çok gitmeden önüne bir cenaze çikmis Cenazeyi evin kapisindan yeni çikariyorlarmis Keloglan tabuta bakarak söylenmeye devam ediyormus</p>
<p>Biri çikti, biri daha çikar insallah</p>
<p>Biri çikti, biri daha çikar insallah</p>
<p>Ölenin akrabasi Keloglan&#8217;i duymus Kosup kulagina yapismisKivirdikça kivirmis Sonra bagirmis:</p>
<p>&#8211;Ölünün arkasindan böyle söylemeye utanmiyormusun?</p>
<p>&#8211;Ne demem gerekiyor?</p>
<p>&#8211;Allah rahmet eylesin, denir</p>
<p>&#8211;Peki, simdiden sonra öyle diyecegim</p>
<p>Keloglan ezilip büzülerek yola devam etmis Bir yandan da söyleniyormus</p>
<p>Allah rahmet eylesin</p>
<p>Allah rahmet eylesin</p>
<p>O gün her nasilsa domuzun biri yolunu sasirmis, kasabanin içine kadar girmis Koca bir köpek domuzu tutup bogmusDomuz yerde debelenip son nefesini veriyor, köpek de yalaniyormus Keloglan da durmadan söyleniyormus:</p>
<p>Allah rahmet eylesin</p>
<p>Allah rahmet eylesin</p>
<p>Oradan geçmekte olan biri Keloglan&#8217;i duymus Iyice sinirlenip basmis tokati:</p>
<p>&#8211;Budala oglan Kafanda saçin yok, içinde akil yok Domuza rahmet okunurmu?</p>
<p>&#8211;It disi domuz derisine, diyeceksin</p>
<p>&#8211;Sagol amca Bundan sonra öyle derim</p>
<p>Keloglan yoluna devam etmis Bir yandan da söyleniyormus:</p>
<p>It disi domuz derisine</p>
<p>It disi domuz derisine</p>
<p>Yolun kenarindaki küçük bir klubede bir ayakkabi tamircisi varmis Tamirci pençe yapacagi bir çizmenin altini bir türlü sökemiyormus En sonunda tutmus çizmenin ökçesini agzina alarak çekip çikarmaya çalismis Tam bu sirada Keloglan söylenerek geçiyormus:</p>
<p>It disi domuz derisine</p>
<p>It disi domuz derisisne</p>
<p>Tamirci firlayip elindeki çekici bizimkine yapistirmis:</p>
<p>&#8211;It disi senin agzindadir Utanmazmisin benimle alay etmeye?</p>
<p>&#8211;Amca, sana demedim</p>
<p>&#8211;KesKolay gelsin Asil çek kopsun, diyecegin yerde, alay ediyor, bir de uzatiyor</p>
<p>Çekiçten sonra paparayi da yiyen Keloglan basini tuta tuta yola devam etmis Bir taraftan da söyleniyormus:</p>
<p>Kolay gelsin Asil çek kopsun</p>
<p>Kolay gelsin Asil çek kopsun</p>
<p>Sapanla kus pesinde kosan yaramazin biri bir evin camlarini kirmis Çocagun babasi kizmis Yaramazin kulagini tutmus, &#8220;Elin camlarini niye tasladin&#8221; diye azarliyormus Keloglan öfkeli babaya bakarak söylenmis:</p>
<p>Kolay gelsin Asil çek kopsun</p>
<p>Kolay gelsin Asil çek kopsun</p>
<p>Baba oglunun kulagini birakmis Kosup Keloglan&#8217;in kulagina yapismis</p>
<p>&#8211;Kolay gelsin ha Kopsun ha Kolaymiymis?</p>
<p>Keloglan aci ile bagirmis</p>
<p>&#8211;AmcaBirak kulagimi Sana demedim</p>
<p>&#8211;Birak numarayi Aklinca dalga geçeceksin Etme agam, birak agam, desen ne olurdu?</p>
<p>Keloglan kulagini kurtarip tabanlari yaglamis Bir yandan da yine söyleniyormus:</p>
<p>Etme agam Birak agam</p>
<p>Etme agam Birak agam</p>
<p>O gün kasabada bir kuduz köpek ölmüs Ortaligi kokutmusAdamin biri sürükleyip bir çukura atmaya çalisiyormus Çukura attiktan sonra üstüne kireç atip gömecekmis Adam koca köpegi güçlükle sürüklemeye çalisirken Keloglan çikagelmis Bir yandan da durmadan söyleniyormus:</p>
<p>Etme agam Birak agam</p>
<p>Etme agam Birak agam</p>
<p>Adam köpegi oldugu yerde birakip Keloglan&#8217;a saldirmisVurmus Vermis veristirmis</p>
<p>&#8211;Utanmaz kel Akilsiz kel Köpege merhamet dilenirmi? Öf ne pis kokuyor, de geç git</p>
<p>Keloglan adamin elinden kaçip kurtulmus Bir yandan basina gelenleri düsünüyor bir yandan basina gelenleri düsünüyor bir yandan da söyleniyormus:</p>
<p>Öf Ne pis kokuyor</p>
<p>Öf Ne pis kokuyor</p>
<p>Yol üstünde bir hamam varmis Genç bir kadin hamamdan çikmis, hos kokular sürünüp evine dönüyormus Bizim ki de söyleniyormus:</p>
<p>Öf Ne pis kokuyor</p>
<p>Öf Ne pis kokuyor</p>
<p>Kadin kendisine lâf atldigini sanmis Kosup yakalamis Öfkeden zangir zangir titreyerek agzina yüzüne vurmaya baslamis</p>
<p>&#8211;Budala kel kafali Laf atmaya utanmiyormusun? Senin kafani kiracagim</p>
<p>&#8211;Ablacagim dur Kiracagim dedin de aklima geldi Bizim tuz ölçüsü kirildi Gidip çarsidan alacagim</p>
<p>Keloglan böyle deyip bir dükkâna girmis Kadin ardindan baka kalmis</p>
<p>Keloglan elinde TUZ ÖLÇÜSÜYLE eve dönmüs</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglanin-tuz-olcegi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ile balık masalı</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-balik-masali</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-balik-masali#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2011 11:52:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile balık]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk masalları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=2020</guid>
		<description><![CDATA[Keloğlan ile balık Bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken &#8220;imdaat, beni kurtarın!&#8221; diye bir ses duyar. Sağına bakar soluna bakar kimyesi göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık &#8220;imdaat beni kurtarın!&#8221; diye bağırıyor. Meğerse balığı sudan çıkarmışlar. Kendini suya atacak birisi duysun diye bağırıyormuş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/09/keloglan-masallari.jpg" alt="" title="keloglan-masallari" width="306" height="251" class="alignnone size-full wp-image-2021" /></p>
<p><strong>Keloğlan ile balık</strong></p>
<p>Bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken &#8220;imdaat, beni kurtarın!&#8221; diye bir ses duyar. Sağına bakar soluna bakar kimyesi göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık &#8220;imdaat beni kurtarın!&#8221; diye bağırıyor. Meğerse balığı sudan çıkarmışlar. Kendini suya atacak birisi duysun diye bağırıyormuş, Keloğlan balığı suya atar.<br />
Balık:<br />
- Keloğlan benim hayatımı kurtardın. Sana minnet borçluyum. Sana hediye vermek istiyorum. Dağdan dönüşte bana uğra sana bir şey söyleyeceğim, der. Keloğlan dağdan döner. Suyun yanına gelir. Balık suyun kenarındadır. Balığa:<br />
- Dönüşte bana uğra demiştin. Geldim, söyle ne diyeceksin?<br />
- Şu dağı görüyor musun?<br />
- Evet görüyorum?<br />
- O dağın arkasında bir torba var. Falan yerde, git onu al, ihtiyacın olunca: Açıl susam açıl! dersin açılır. İhtiyacını karşılarsın. İhtiyacını karşılayınca: Kapan susam kapan! dersin kapanır. Fakat bu sırrı kimseye söyleme ki çaldırırsın, der.<br />
Keloğlan dağın arkasındaki torbayı alır. Eve getirir. Eve gelince anasına:<br />
- Ana, ana! Bana bir balık bunu verdi, der. Anası:<br />
- Keloğlum, keleşoğlum! bir balıktan ne beklenir. Nedir onun içindeki diye merak eder.<br />
Keloğlan :<br />
- Açıl susam açıl dersin açılır. Her istediğini verir. Kapan susam kapan deyince kapanır der. Keloğlan anasının yanında bunları söyler ve kocaman bir sofra açılır. Görmediklerini ve yemediklerini yerler. Karınlarını iyice doyururlar.<br />
Keloğlan anasına:<br />
- Ana ben bunu komşulara göstereceğim, der.<br />
Anası:<br />
- Keloğlum, bundan kimsenin haberi olmasın. Sır saklamasını bilmelisin. Yoksa çalarlar der.<br />
Keloğlan anasını dinlemez, gider komşuları çağırır, olanları anlatır. Torbayı gösterir açıl susam açıl der her istedikleri gelir. Komşularla birlikte yerler içerler. Kötü komşulardan birisi Keloğlan&#8217;ı kıskanır ve torbanın aynısını yapar, Keloğlanın sihirli torbası ile yer değiştirir.<br />
Ertesi gün Keloğlan karnı acıkınca torbaya:<br />
- Açıl susam açıl! der torba açılmaz. İki kere daha der yine açılmaz. Keloğlan tekrar ormanın yolunu tutar. Suyun kenarına gelir. Balığa der ki:<br />
- Balık, balık! Senin verdiğin torba birinci gün çalıştı. İkinci gün pıss&#8230; der.</p>
<p><img src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/09/keloglan-ile-balik.jpg" alt="" title="keloglan-ile-balik" width="300" height="209" class="alignnone size-full wp-image-2022" /></p>
<p>Keloğlan sana bir torba daha var, aynı yerde git onu al. Ama kimseye gösterme, sırrını söyleme der. Keloğlan gider aynı yerden ikinci torbayı da alır eve getirir. Anasına:<br />
- Ana ana! Balık bana bir torba daha verdi, der. Keloğlan ikinci torbayı da açar bakar ki bir de ne görsün? Sihirli bir değirmen. Çevirdikçe para çıkarıyor. Anası:<br />
- Keloğlum, bunu bari kimseye gösterme, çalarlar yine parasız kalırız der. Keloğlan balığın da anasının da sözünü dinlemez yine komşuları çağırır. Sihirli değirmenin hünerlerini gösterir. Kötü komşu kötü bir değirmen yaparak, sihirli değirmeni ile yer değiştirir. Ertesi gün Keloğlan değirmeni çevirir çevirir para çıkmaz. Yine ormanın yolunu tutar. Balığa:<br />
- Balık, balık ! Senin verdiğin değirmen birinci gün iyiydi, ikinci gün pıs&#8230;. Balık bu sefer kızar:<br />
- Bak Keloğlan, bu son şans. Yine aynı yerde bir torba daha var. Git onu al. Dediklerimi yap der. Keloğlan eve gelir anasına:<br />
- Ana ana! Bak bana balık bir şans daha tanıdı der. Keloğlan üçüncü torbayı da açar ve içine bakarlar ki bir tokmak. Bu tokmak, vur tokmadığım vur! deyince çalışır. Dur dokmağım dur deyince durur. Balık bu tokmağı hırsızları cezalandırmak için vermişti. Keloğlan tokmağı anlatmak için komşularına gösterir. Vur tokmağım vur deyince tokmak kötü komşunun başına vurmaya başlar. Onu eşek sudan gelinceye kadar döver. Keloğlan:<br />
- Demek bütün sihirli torbalarımı sen çaldın? ha! Der. Kötü komşu:<br />
- Hayır ben çalmadım, dedikçe tokmak vurur.<br />
Sonra:<br />
Evet ben çaldım, toprağın altına gömdüm. Gider bakarlar ki sofra çürümüş, değirmen paslanmış.<br />
Bu sırada tokmak Keloğlan&#8217;ın başına da vurmaya başlamış. Keloğlan acısından tokmağı nasıl durduracağını unutmuş. Eşek sudan gelinceye kadar dayak yer. Sır tutmamanın ve anasının, büyüklerin sözünü dinlemememin cezasını çeker.<br />
Evet, sizde büyük sözü dinlemez ve gerekli yerde sır tutmazsanız başarılı olamazsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-balik-masali/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ile sihirli cüce masalını dinle</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-sihirli-cuce-masalini-dinle</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-sihirli-cuce-masalini-dinle#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Feb 2011 15:48:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Masal Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile sihirli cüce]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masal]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1870</guid>
		<description><![CDATA[Keloğlan ile sihirli cüce Türk masallarının en sevilen kahramanı Keloğlan&#8217;ın Masallarını sitemiz üzerinden ücretsiz dinleyin.. Masaldiyari.NET Dünyaca ünlü masalları online olarak Ücretsiz dinleme kolaylığı sağlıyor.. Keloğlan ile Sihirli cüce masalını dinlemek için Player butonuna Tıklayınız..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1871" title="keloglan" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/02/keloglan-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p><strong>Keloğlan ile sihirli cüce</strong></p>
<p>Türk masallarının en sevilen kahramanı Keloğlan&#8217;ın Masallarını sitemiz üzerinden ücretsiz dinleyin.. Masaldiyari.NET Dünyaca ünlü masalları online olarak Ücretsiz dinleme kolaylığı sağlıyor..</p>
<p>Keloğlan ile Sihirli cüce masalını dinlemek için Player butonuna Tıklayınız..</p>
<p><object style="width: 320px; height: 18px;" width="320" height="18" data="http://www.4shared.com/embed/543257660/61f83cce" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.4shared.com/embed/543257660/61f83cce" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-sihirli-cuce-masalini-dinle/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
<enclosure url="http://www.masaldiyari.net/dinle/keloglan-ile-sihirli-cuce.mp3" length="6801063" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ile dev</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-dev</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-dev#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Feb 2011 15:28:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Masal Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile dev]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk masalları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1863</guid>
		<description><![CDATA[Keloglan ile dev Türk masallarının sevilen kahramanı Keloğlan Masalları Türkiyenin Masal diyarında.. Sesli Masallar diyarındaki masalları online olarak ücretsiz dinleyebilirsiniz. .. Keloğlanın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1865" title="keloglan-ile-dev" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/02/keloglan-ile-dev-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" /><br />
<strong><br />
Keloglan ile dev</strong></p>
<p>Türk masallarının sevilen kahramanı Keloğlan Masalları Türkiyenin Masal diyarında.. <a href="http://www.masaldiyari.net/tag/sesli-masallar">Sesli Masallar </a>diyarındaki masalları online olarak ücretsiz dinleyebilirsiniz. .. Keloğlanın <sesli masallarını Masaldiyari.NET Farkıyla dinleyin..<br />
Keloğlan ile dev <a href="http://www.masaldiyari.net/tag/masal">Masal</a>ını dinle(mek) için Player butonuna tıklayınız;</p>
<p><object style="width: 320px; height: 18px;" width="320" height="18" data="http://www.4shared.com/embed/543218869/bf591ff6" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.4shared.com/embed/543218869/bf591ff6" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ile-dev/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
<enclosure url="http://www.masaldiyari.net/dinle/keloglan-ile-dev.mp3" length="6643493" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Keloglan ve dev anası masalını dinle</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-dev-anasi-masalini-dinle</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-dev-anasi-masalini-dinle#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Feb 2011 15:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Masal Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile dev anası]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ve dev anası]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masal oku]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masal]]></category>
		<category><![CDATA[sesli masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk masalları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1860</guid>
		<description><![CDATA[Keloglan ve dev anası Keloğlan Masalları Türkiyenin Masal diyarında.. Sesli Masal diyarında ki masalları online olarak ücretsiz dinleyebilirsiniz. Keloğlanın sesli masallarını Masaldiyari.NET Farkıyla dinleyin.. Keloğlan ile dev anası masalını dinle(mek) için Player butonuna tıklayınız;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1861" title="keloglan-ve-dev-anasi" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2011/02/keloglan-ve-dev-anasi-207x300.jpg" alt="" width="207" height="300" /></p>
<p><strong>Keloglan ve dev anası</strong></p>
<p>Keloğlan Masalları Türkiyenin Masal diyarında.. Sesli Masal diyarında ki masalları online olarak ücretsiz dinleyebilirsiniz. Keloğlanın <a href="http://www.masaldiyari.net/tag/sesli-masallar">sesli masallar</a>ını Masaldiyari.NET Farkıyla dinleyin..<br />
Keloğlan ile dev anası <a href="http://www.masaldiyari.net">masal</a>ını dinle(mek) için Player butonuna tıklayınız;</p>
<p><object style="width: 320px; height: 18px;" width="320" height="18" data="http://www.4shared.com/embed/543238094/32a37d5c" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.4shared.com/embed/543238094/32a37d5c" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-dev-anasi-masalini-dinle/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
<enclosure url="http://www.masaldiyari.net/dinle/keloglan-ile-dev-anasi.mp3" length="7319299" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ve sazı 2</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi-2</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi-2#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 19:42:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile sazı]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1717</guid>
		<description><![CDATA[Keloğlan ve sazı 2 Tam Küpçü Ali’nin evinin önünden geçerken, bir türkü tutturmuş: İyi dinle Küpçü Ali Bugün günlerden salı Hor gördün beni ve anamı Anlayacaksın biraz bekle zamanı Fakir deyip kızını vermedin Güya kendince kibirlendin Küçük gördün beni ve anamı Anlayacaksın biraz bekle zamanı Küpçü Ali, peşi sıra bakınıp homurdanırken, kızı, bostandan kederli kederli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/01/keloglan.jpg" alt="" width="240" height="283" /></p>
<p><strong>Keloğlan ve sazı 2</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Tam  Küpçü Ali’nin evinin önünden geçerken, bir türkü tutturmuş:</p>
<p>İyi dinle Küpçü Ali<br />
Bugün günlerden salı<br />
Hor gördün beni ve anamı<br />
Anlayacaksın biraz bekle zamanı</p>
<p>Fakir deyip kızını vermedin<br />
Güya kendince kibirlendin<br />
Küçük gördün beni ve anamı<br />
Anlayacaksın biraz bekle zamanı</p>
<p>Küpçü Ali, peşi sıra bakınıp homurdanırken, kızı, bostandan kederli  kederli seyretmiş Keloğlan’ı. Bakakalmış öylece…</p>
<p>Köyünden çıkan Keloğlan, gitmiş gitmiş, eşeği yorulunca inmiş,  yularından tutmuş, yolu çok uzakmış. Kimsenin bilemeyeceği kadar çok bir  zaman yol almış. Yollarda görenler, “bir garip oğlan, kim bilir hali ne  yaman, elinde var bir sazı, yüzünde görünüyor bir sızı derlermiş.</p>
<p>Haftalar mı desem, aylar mı, belki de yıllar mı; vara vara kocaman bir  şehre ulaşmış Keloğlan.</p>
<p>Şehir mehir dememiş, zaten bağrı hasretten yanarmış, almış sazı eline,  vurmuş garip garip teline, asılmış en güzel türküsüne. Bir sarayın  önünden geçermiş ama, nereden geçtiğini bile bilmezmiş. Giderek sesi  açılmış ve herkesi meraklandırmış.</p>
<p>Padişahın kızı, pencereye yanaşıp sesli sesli türkü söyleyen yabancıya  dikkatle bakmış.</p>
<p>Şöyle bir türkü söylermiş o anda Keloğlan:</p>
<p>Kocakarı bir anam var,<br />
Birkaç tavuk bir de inek,<br />
Her gün konar kel kafama,<br />
Evsiz kalmış birkaç sinek.</p>
<p>Keloğlanım budur özüm,<br />
Haram malda yoktur gözüm,<br />
Garip hakkı yiyenlere,<br />
Elbet vardır birkaç sözüm.</p>
<p>İnce gönüllü, dünyalar güzeli prenses bayılmış, sanki kendinden geçmiş…</p>
<p>Hem de güneşin vurup ayna gibi parlattığı kel kafası, öyle hoşuna gitmiş  ki, sorulmasın. Bir demet kırmızı gül atmış, o da Keloğlan’ın kel  kafasına düşmüş.</p>
<p>Keloğlan, yukarı kaldırıp başını, bir de ne görsün?</p>
<p>Periler kadar güzel bir kız kendisine bakmıyor mu?</p>
<p>Üstelik, bir de el sallarmış. Utana sıkıla karşılık vermiş  Keloğlan.Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları,  Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat  Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav  Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel  Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri</p>
<p>Prenses, pencereden çekilmiş.</p>
<p>- Galiba gündüz düşü gördüm, diye diye yürümüş de gitmiş Keloğlan. Bir  zaman sokak aralarında dolaşmış, olmuş akşam. Nerede kalsın Keloğlan.  Bulmuş bir han. Üç beş kuruşu varmış. Çorba içmiş, kendine gelmiş. Hep  aklında prenses varmış, inadına çıkmazmış. “Ham hayal benimkisi”,  diyerek, almış sazını eline, vurmuş garip garip teline.</p>
<p>Hancı çıkagelmiş:</p>
<p>- Ey yabancı oğlan, eli sazlı, gönlü yanık oğlan!..</p>
<p>Nedir bunca yolu tepmenin sebebi?</p>
<p>Aşık mısın? Kaçak mısın? Gezgin misin? Nesin? Diye sormuş.</p>
<p>Memnun olmuş bizimki:</p>
<p>- Sağolasın Hancı baba, ne sen sor, ne de ben söyleyeyim. Derdim çoktur,  hangisini anlatayım? Gelir gelmez bir kor düştü içime, bir dert daha  yüklendi garip gönlüme…”</p>
<p>Hancı bu çocuğu çok sevmiş, üstelik nedense acımış da. İyice deşmek  istemiş derdini.</p>
<p>- Bir kıza mı aşık oldun ay Keloğlan? Halin pek yaman!</p>
<p>- He ya, Hancı baba, diye içlenmiş, fakat, boşuna bir aşk benimkisi.</p>
<p>Nedenini sormuş Hancı:</p>
<p>- Niye bu kadar ümitsizsin a be Keloğlan? Ümit olmadan yaşanmaz bilmez  misin bunu?</p>
<p>Ne varsa aklında dökmüş ortaya Keloğlan:</p>
<p>- Saray penceresinden bana bakan kim olabilir Hancı baba? Olsa olsa bir  prenses olur değil mi ya? Gül attı, düştü kel kafama, sandım ki bir peri  kızı girdi rüyama…</p>
<p>Hancı hayretlere düşmüş:</p>
<p>- Vay be, olacak iş mi be yahu? Keloğlan, amma da şanslıymışsın ha,  desene ki, prenses sana aşık oldu. Yoksa, o kimseye gül atmaz, ben çok  iyi bilirim.</p>
<p>Yine ümitsiz konuşmuş Keloğlan:</p>
<p>- Kel kafam tuhafına gitmiştir be Hancı baba, ne aşık olması. Hem de  bilemeden düşürmüştür gülü…</p>
<p>Hancı, merhametli biriymiş, şöyle demiş:</p>
<p>- Bu handa istediğin kadar kalabilirsin Keloğlan. Yemek de yiyebilirsin,  yatabilirsin de. Bunları dert edinme, yüzü pak, gönlü ak oğlan…</p>
<p>Böyle birkaç zaman geçmiş.</p>
<p>Sarayın etrafında dönermiş Keloğlan, hemen her gün.</p>
<p>Prenses de, her keresinde onu izlermiş, pencere arkalarından, tabii ki  kimselere sezdirmeden. Her izleyişinde biraz daha yanar kavrulurmuş.  Fakat, tabii, koskoca bir padişah olan babası, şu yabancı, şu kel kafalı  oğlana kız mı verirmiş? 0 yüzden prenses, pek umutsuzmuş… Bir Allah’ın  kuluna hiçbir şey dememiş.</p>
<p>Bir keresinde Keloğlanla göz göze gelmiş. Sanki birbirlerine  “seviyoruz”, demişler ikisi de.</p>
<p>Geceleri uyuyamıyormuş artık prenses.</p>
<p>Keloğlan, arada bir sazı alıp, hanın penceresini açar, prensese türküler  yakarmış.</p>
<p>Sabahlara kadar, pencerelerde kalan Padişah kızı, neredeyse verem  olacakmış.</p>
<p>Hâlâ hiç kimseye bir şey diyememiş prenses.</p>
<p>Şu dünyada ne olmadık işler olur, ne beklenmedik olaylar gelişir…  Sapasağlam padişah, bir gün aniden ölüp gitmiş.</p>
<p>Prenses hem üzülmüş, hem sevinmiş.</p>
<p>Sarayda ve şehirde tam kırk gün yas tutulmuş.</p>
<p>Keloğlan artık iyiden iyiye ümitlenmeye başlamış, kızın gözlerinden de  bunu anlamış. Eşeğinin sırtına binip, sazını eline almış, sarayı dört  tarafından dolaşmış. Türküleri ile prensesi yine dertlendirmiş. Ama,  saray görevlileri, Keloğlan’ı yaka paça tutup getirmişler</p>
<p>saraya.</p>
<p>Fakat yeni padişah henüz gelmemiş. Çünkü, şehzade, uzak bir seferdeymiş.  Bu yüzden, mecburen Vezir’in huzuruna çıkarmışlar.</p>
<p>Vezir pek merhametli bir adammış.</p>
<p>- Nerelisin Keloğlan? Ne gezinip durursun sarayın çevresinde? Deli  misin? Divane misin? Yoksa, bir bilinmez casus musun, diye sormuş.</p>
<p>Kel başını bir kaşımış, iki kaşımış, ağzını burnunu eğip bükmüş, nihayet  cesarete gelmiş ve şöyle konuşmuş.</p>
<p>-İşte gördüğün gibiyim Vezir hazretleri. Uzaklardan, çok uzaklardan  gelmiş bir garibim. Gördüğünüz gibi bir eşeğim, bir de sazımlayım. İş  arıyorum, ne ki akla karayı seçtim, ama hala bulamıyorum.</p>
<p>Vezir</p>
<p>- Sen hangi işten anlarsın be çocuk?</p>
<p>Keloğlan:</p>
<p>- Çok güzel saz çalarım, çok güzel de türkü söylerim. Yetmez mi?</p>
<p>Vezir memnun olmuş:</p>
<p>- Öyleyse sana güzel bir iş çıktı Keloğlan.</p>
<p>Sultan Hanım, Padişah Efendimiz öleli beri ne gülüyor, ne konuşuyor.  Seni, O’nu neşelendirmek için görevlendiriyorum. Becerirsen, çok büyük  ödül alacaksın. Beceremezsen Cehennem Vadisi’ne atılırsın.</p>
<p>Keloğlan, hemen bir türkü söylemiş, Sultan Hanım’ı bir güzel  neşelendirmiş.</p>
<p>Bütün bu konuşmaları ve türküyü dinleyen Prenses, sevinçten uçmuş.  “Kısmet ayağıma geldi” demiş.</p>
<p>Bir akşam üstü, saray bahçesinde gezinen Prensesi gören Keloğlan,  omzunda tuttuğu sazını almış eline, oturmuş bir ağacın dibine, bir türkü  dillendirmiş</p>
<p>Bir eşeğim var, bir de sazım</p>
<p>Kendimden başkasına geçmez nazım</p>
<p>Çoktan beri açlıktan kokar ağzım</p>
<p>-Bana bir saray kızı lazım.</p>
<p>Keloğlan’ın kendisine naz yaptığını anlayan Prenses, beklemiş ki yanına  gelsin, aşkını söylesin, evlenme teklif etsin. Nerede? Çünkü bizim garip  oğlan, çok utangaçmış. Yanına bile yaklaşamamış.</p>
<p>Hizmetçi kızlardan birini el işaretiyle yanına çağıran Prenses:</p>
<p>- Git, şu Keloğlan’ı tut kolundan, al getir bana.</p>
<p>diye emir vermiş.</p>
<p>Keloğlan, utana sıkıla gelmiş:</p>
<p>- Buyursunlar Prensesim beni emretmişsiniz. İşte geldim.</p>
<p>Hizmetçi kıza git işareti yapmış Prenses, Keloğlanla biraz konuşmuş.</p>
<p>Sonra esas istemini söylemiş. Düşündüm taşındım seninle evlenmeye karar  verdim. Kel kafan öyle güzel parlıyor ki. İçim açılıyor seyrettikçe.  “Vezir, sana ne istediğini soracak. Prensesi istiyorum de…</p>
<p>Rüyalarda olduğunu sanmış Keloğlan. Bir ara şüphelenmiş kafasını bir  ağaca vurmuş, rüyada olmadığını anlamış. Koşa koşa yürümüş, sarayın bir  kapısından girip kaybolmuş.</p>
<p>Veziri çağırmış huzuruna:</p>
<p>- Söyle bakalım muradını Keloğlan, demiş, Sultan Hanım, artık iyi oldu.  Bundan sonra sarayda kalmana gerek yok.</p>
<p>Dobra dobra mırıldanmış Keloğlan:</p>
<p>- Prensesle evlenmek istiyorum…</p>
<p>Sultan Hanım hiç itiraz etmemiş. Hemen düğün hazırlıklarına başlanmış.</p>
<p>Keloğlan, prensesi tek başına bir kenara çekmiş ve diyeceğini demiş.</p>
<p>- Ben seni köyüme götürürüm.</p>
<p>işte, bunu kabullenmemiş prenses. Hemen ret cevabı vermemiş, verememiş  açıkçası:</p>
<p>- Güneş doğarken kararımı sana söylerim, demiş.</p>
<p>Sabaha kadar, ne cevap vereceğini düşünen prenses, inmiş havuz başına  gün doğarken, kuşların sesine bayılmış, saçlarını da suya bakarak bir  güzel taramış. Bu arada, Keloğlan, karşısına çıkmış. Kel kafası sabah  güneşiyle ayna gibi parlarmış.</p>
<p>- De bana, demiş dobra dobra, benimle köyüme gelecek misin, gelmeyecek  misin?”</p>
<p>- Ne manasız bir teklifin var senin Keloğlan, diye çıkışmış prenses. Hiç  akıl yokmuş sende. Şu görkemli saray hayatı bırakılır da köye gidilir  mi? El alem türkü yakar bana. Hem Sultan anam izin de vermez.</p>
<p>Boynunu büküp inlemiş Keloğlan:</p>
<p>- Bir garip anacığım var. Aklım hep O’ndadır. Ne yer, ne içer kaç  senelerdir. Belki de ölmüştür.</p>
<p>Prenses, bu sözlerden sonra sarsılmış, bir acayip olmuş. Çoktan  vazgeçecekmiş ama, Kel kafasının ışıltısını nasıl unuturmuş?. Hele o  güzel türkülerini…</p>
<p>Yine kararsız kalmış prenses. Yarın sabah gün doğarken yine aynı yerde  son kararını söyleyeceğini bildirip bir gölge gibi sessizce süzülüp  gitmiş.</p>
<p>Keloğlan iki arada bir derede kalmış. Kafası atmış, o gece gizlice  saraydan kaçacakmış. Fakat tam o esnada, bir ihtiyar belirmiş birden  bire karşısında. Şöyle demiş:</p>
<p>- Hata yapma Keloğlan, sağdır anan acele etme, prensesin, bekle  kararını.</p>
<p>Hayırlı ise olsun değilse bitsin, de…</p>
<p>Gece yarılarına kadar uyuyamayan prenses, vazgeçmemiş Keloğlan’dan.  Gizlice kaçarsa, şehzade ağabeysinin peşinden geleceğinden korkmuş.  Varıp Sultan annesini uyandırmış:</p>
<p>- Keloğlan, pek yaman, Sultan anne. Bir köye gidelim lafı tutturmuş,  akşam sabah karga gibi ötüp duruyor. Ne ettim, ne dedimse de, burada  kalmaya razı edemedim. Gönlüm gitmek ister, izin ver bana. Gün olur  dönerim saraya…</p>
<p>Anası öyle ağlamış ki, gözyaşları sel olmuş:</p>
<p>- Sana mutluluklar dilerim sevgili kızım. Yeter ki sen saadetli bir ömür  sür. Çok sıkılırsan, bırakır gelirsin, demiş.</p>
<p>Çok neşeli, çalgılı sazlı, bir düğün yapılmış, en çok sazı çalan, en  güzel türküleri söyleyen de Keloğlan olmuş.</p>
<p>Almış prensesi yanına, düşmüş köyünün yollarına.</p>
<p>Eşeği ikisini birden götüremediği için yaya yürümüş</p>
<p>Keloğlan.</p>
<p>Yolda Prensesi görenler:</p>
<p>- Dünyanın sonu geldi galiba, hiç böylesini de görmemiştik, derlermiş.  Nice dağları, sayısız köyleri, birçok kasabaları ine çıka geçip köye  gelmişler.</p>
<p>Keloğlan’ı bir prensesle birlikte karşılayan anası, o kadar sevinmiş ki,  ne yapacağını şaşırmış.</p>
<p>Bir zaman sonra anası ölmüş Keloğlan’ın.</p>
<p>Dünya bu. Neyin ne olacağı belli mi olur?</p>
<p>Dönmüşler tekrar saraya…</p>
<p>Darısı, muratsızların başına…<!-- google_ad_section_end --> <!-- reklam2 --> <!-- /reklam2 --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keloğlan ve Sazı</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 19:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1713</guid>
		<description><![CDATA[Keloğlan ve Sazı Bir varmış, Bir yokmuş Evel zamanların birinde bir Keloğlan, keleş Oğlan varmış.. Anasıyla beraber köyde fakirane bir hayat sürerlermiş.. Fakirlik adeta yazgılarıymış. Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama, bir türlü kurtulamamış. Keloğlan ne mi yaparmış? Birkaç keçi ile bir de eşeği varmış. işte her gün, gün doğarken eski [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<dl class="wp-caption alignnone" style="width: 313px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img title="keloglan" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2009/04/keloglan23.jpg" alt="keloglan, keloglan masallari" width="303" height="412" /></dt>
</dl>
</div>
<p><strong>Keloğlan ve Sazı</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Bir varmış, Bir yokmuş Evel zamanların birinde bir Keloğlan, keleş Oğlan varmış.. Anasıyla beraber köyde fakirane bir hayat sürerlermiş..</p>
<p>Fakirlik adeta yazgılarıymış.</p>
<p>Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama, bir türlü kurtulamamış.</p>
<p>Keloğlan ne mi yaparmış?</p>
<p>Birkaç keçi ile bir de eşeği varmış. işte her gün, gün doğarken eski püskü evinden çıkar, meralara, çayırlara uzanır, eşeği ve keçilerini bir güzel doyurduktan sonra, türkülerle, şarkılarla evine dönermiş.</p>
<p>Keloğlan’ın arkadaşları, kendisini her gördükle rinde:</p>
<p>- Yaşlı kadının Keloğlan’ı, eşeğinin bile yoktur palanı, diyerek dalga geçerler, bir de kahkahalarla kendilerinden geçerlermiş.</p>
<p>Her keresinde, şikayet dilli olarak, bütün bunları anasına aktarınca, işittiği sözler ekseriya şöyle olur muş:</p>
<p>- A benim biricik oğulcuğum, ne yapalım? Bizim de kaderimiz böyleymiş. Gelen giden ne olsa söyler. İnsanların ağzı torba değil ki büzeyim. Üzme tatlı canını, hem de bu ihtiyar ananı.</p>
<p>Keloğlan, bu sözlere itiraz etmiş:</p>
<p>- Hayır ana, arkadaşlarımın lafları çok dokunu yor bana. Yarından tezi yok ineceğim kasabaya. iş bulacağım kendime, çok para kazanıp döneceğim evime. Görsünler neymiş Keloğlan…</p>
<p>Ne yapsın, ne desin anası:</p>
<p>- Peki oğlum, madem öyle düşündün. Bildiğin gibi yap, ama, beni de unutma. Yolun açık olsun.</p>
<p>Vurmuş kasabaya Keloğlan. Tuvalete gitmiş, bekçinin yerinde olmadığını görmüş. Fırsatı değerlendirmiş. Gelenlerden aldığı parayı cebine atmış. On beş kuruş, para kazanmış. Bir miktar yiyecek ve yün almış. Evine gelmiş.</p>
<p>- Ana, demiş, işte yiyecekler. Şu da yün. Eğir, çorap yap, satayım.</p>
<p>Şikayetlenmiş anası:</p>
<p>- Gözlerim görmez oldu Keloğlanım. Yapamam, anla beni.</p>
<p>Tabii, nihayet anası. Susmuş.</p>
<p>Hâlâ arkadaşları takılırlarmış.</p>
<p>- Yaşlı ködının Keloğlan’ı, eşeğinin bile yoktur palanı.</p>
<p>Bu gibi laflara, artık daha Fazla dayanamayan Keloğlan, ne yapıp edip, şu fakirlik belasından kurtulmaya yemin etmiş. Birçok plan, program yapmış, amma bunların hemen hepsi kocaman birer hayalmiş.</p>
<p>Bir akşam köyde bir düğün varmış.</p>
<p>Keloğlan anasından izin alıp düğüne gitmiş.</p>
<p>Bir delikanlı, elinde sazı çok güzel türküler söylermiş. Halk adeta keyfinden yerlere yatarmış. Türküler bitmiş, herkes delikanlıya bahşiş vermiş. Bir bohçayı dolduran delikanlı, bu türkülerin üstüne bir türkü da ha söylemiş.</p>
<p>Keloğlan, bayılmış bu işe.</p>
<p>Bu sazcı gibi saz çalıp türkü söylemeye heveslenmiş.</p>
<p>Böylece çok bahşiş atıp anası ile birlikte fukaralığa son vermek istermiş. Önce, bir saz gerekiyor tabii. Parası yokmuş ki, gidip bir saz alsın. Arkadaşı yokmuş ki ödünç istesin. Dedesinden kalma bir dut ağacı varmış. En kalın dalını kesmiş, götürmüş bir saz ustasına.</p>
<p>- Ustam, demiş, büyük hayır alırsın, bana bir saz yap, işte dut dalı.</p>
<p>- Önce para, önce para Keloğlan, diye söylenmiş adam.</p>
<p>- Yok, karşılığını vermiş bizimki.</p>
<p>- Öyleyse, benden de saz yok, hadi yaylan bakalım, diyerek, sözünü bağlamış adam.</p>
<p>Lakin, kafayı bir kere takmış ya Keloğlan, üstelemiş.</p>
<p>- Bir sazlık dal getireyim sana, olur mu?</p>
<p>- Hah demiş, kelini şimdi çalıştırdın, beni de razı ettin. Sazını üç gün sonra gel ol. Ama gelirken de bir sazlık dut dalı getirmeyi unutma, yoksa avucunu yalarsın.</p>
<p>Hoplaya zıplaya çıkıp gitmiş Keloğlan, şimdiden eline aldığı değneklerle saz çalma provaları yaparmış. Üç gün sonra, dut dalını da alıp saz ustasının dükkanına varmış. Ama saz çalmayı bilmediği için, yalvarmış.</p>
<p>- Ey ünlü sazcı, gel de bana acı. Budur derdimin ilacı, hem de başımın tacı. Kurbanın olam senin, şu sazı öğret…</p>
<p>Usta</p>
<p>- Ulan Keloğlan, iyi günüme denk geldin, illaki beni mecbur ettin… Otur bakayım şuraya, demiş ve tarif etmiş.</p>
<p>Saz çalmayı kısa sürede öğrenen Keloğlan, her sabah önüne kattığı keçileri ve eşeğiyle akşamlara kadar saz çalıp, türkü söylermiş. Tın tın tellere vurur, hop oturur hop zıplarmış.</p>
<p>Fakat henüz köylüleri, onun ne güzel saz çalıp, türkü söylediğini bilmezlermiş. Bu nedenle hep alay ederlermiş.</p>
<p>Keloğlan, böyle söyleyenlere şöyle dermiş:</p>
<p>Gülün ey insanlar siz gülün<br />
Ne getireceği belli olmaz yarınki günün<br />
Gülün ey insanlar siz gülün<br />
İyi bir saz ustası olayım da görün.<br />
Sabrın elinden ne kaçabilir!.</p>
<p>Keloğlan, artık yavaş yavaş düğünlere gitmeye, saz çalıp türkü söylemeye başlamış.</p>
<p>Hâlâ ciddiye almayanlar varmış. Onlara da şöyle demiş:</p>
<p>Alay etmeyin öyle benimle<br />
İşim olmaz artık sizinle<br />
Sazımı alacağım bakın elime<br />
Paraları atacaksınız cebime.</p>
<p>Yine kahkahalar, köyün semalarında dalgalanmış. Buna sinirlenen keloğlan, almış sazı eline, vurmuş yanık teline.</p>
<p>Ben bir garip Keloğlanım<br />
Eşeğimin yok palanı<br />
Varım yoğum doğruluktur<br />
Hiç de sevmem ben yalanı.</p>
<p>Tabii, bir süre sonra bahşişler gelmeye başlamış. Cepleri almaz olmuş.</p>
<p>Doğru anasına koşmuş. Anası nasıl sevinmesin ki…</p>
<p>Böyle düğünlere gide gide, artık ünlü bir türkücü ve sazcı olmuş Keloğlan.</p>
<p>Anası bir gün,</p>
<p>- Ah Keloğlanım, görüyorsun artık perişanım, demiş. Gözlerim görmez, ellerim tutmaz oldu. Ocağımızda bir gelin olsa da, ben bir kenara çekilsem. Ha! Ne dersin dazlak kafalı oğlum?</p>
<p>Keloğlan acımış anasına.</p>
<p>- Benim öyle biri aklımda yok ana, senin varsa söyle, demiş.</p>
<p>Anası bir kızı önermiş:</p>
<p>- Küpçü Ali’nin kızı tam bize göre…</p>
<p>- Olmaz ana, diye karşı çıkmış oğlu, olmaz. Küpçü Ali çulsuzun biri. O dediğin kızı kendime karı, sana gelin yapmayacağım.</p>
<p>Anası, boynunu bükmüş:</p>
<p>- Ah saf oğlanım, vah Keloğlanım! Zengin kapısı bize açılmaz. Bırak bu ham hayali, görüyorsun işte bu halimi.</p>
<p>Ne yapsın Keloğlan, anasından geçememiş.</p>
<p>- Peki, sırf seni kırmamak için, ses çıkarmıyorum. Nasıl biliyorsan öyle olsun.</p>
<p>Kadıncağız belini tuta tuta gitmiş, Küpçü Ali’nin kapısını tıklatmış.</p>
<p>- Allah’ın emri, peygamberin kavli ile kızını oğluma eş, kendime gelin yapmaya geldim, demiş.</p>
<p>Küpçü Ali, kötü kötü sırıtmış.</p>
<p>- Bak sen bizim Keloğlan’ın anasına. Var git işine be kadın. Yemeye ekmeğiniz yok, bir de gelmişsin kapıma kız istiyorsun.</p>
<p>Bu sözleri kapı aralığından dinleyen kız, çok üzülmüş. Çünkü bir düğünde saz çalıp türkü söylerken gördüğü Keloğlan’a aşıkmış. Ama, hiçbir şey diyememiş, çünkü babasından çok korkarmış.</p>
<p>Kadın, evine dönünce halinden anlamış oğlu ve konuşmuş.</p>
<p>- Ana ne bu halin, vermedi mi yoksa kızını Küpçü Ali?</p>
<p>Ağlamış ihtiyar kadın:</p>
<p>- Kovdu beni, sen önce yemeye ekmek bul, dedi.</p>
<p>Keloğlan, bu olaya üzülmemiş doğal olarak. Fakat, zenginlik neymiş, nasıl olurmuş, gösterecekmiş Küpçü Ali’ye.</p>
<p>Eşeğini çıkarmış ahırdan, sazını vurmuş omzuna, öpüp anasının ellerinden, duasını almış.</p>
<p>Eşeğine binip yollara düşmüş..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/keloglan-ve-sazi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bald boy and Emperor &#8211; Keloğlan ile Padişah</title>
		<link>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-emperor-keloglan-ile-padisah</link>
		<comments>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-emperor-keloglan-ile-padisah#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 13:43:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ekol</dc:creator>
				<category><![CDATA[İngilizce masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Keloglan masalları]]></category>
		<category><![CDATA[Bald boy and Emperor]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ile padişah]]></category>
		<category><![CDATA[keloğlan ingilizce masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[masal dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Masal diyarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.masaldiyari.net/?p=1698</guid>
		<description><![CDATA[Bald boy and Emperor &#8211; Keloğlan ile Padişah Bald boy got the gold and when he was on his own way he saw a group of people beating up a cat. He said “take this piece of gold and stop beating him”.  He rescues the cat and he and cat start to walk again. A [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/02/keloglan_ile_padisah.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1699" title="keloglan_ile_padisah" src="http://www.masaldiyari.net/wp-content/uploads/2010/02/keloglan_ile_padisah.jpg" alt="keloglan_ile_padisah" width="303" height="501" /></a></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Bald boy and Emperor &#8211; <a href="http://www.masaldiyari.net">Keloğlan</a> ile Padişah</strong></span></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Bald boy got the gold and when he was on his own way he saw a group of people beating up a cat. He said “take this piece of gold and stop beating him”.  He rescues the cat and he and cat start to walk again. A while later, he saw couple of people beating up a dog. He again said “stop it, what are you doing?” and he saves the dog as well.<br />
And then he continues to walk along with a dog and cat. When he almost has got near by to the town, he saw a crowd again and he saw woodchoppers trying to kill a snake. He could not able to stop himself again and says: “take this piece of gold and let him go.” And he also saves the snake.<br />
The snake said: “The son of the Adam, I am the son of the snake emperor. I had argued with my dad and I hide over here. But they found me. I wanted to go back to my dad and if you want you can come along with me. Bald boy decided to go with the snake and soon after they introduce themselves to the snake emperor. Snake emperor feels so happy to see his son again and he wants to give a reward to the bald boy and he says: “make a wish, anything you want to” and at that moment prince snake whisper in his ear and says “ask him to give the seal under his tongue” and Bald boy says : “ I want your seal”<br />
The emperor says that you ask for my most precious treasure. I am gonna give it to you because you saved my son. He says that whatever he wishes his wishes will become true with this seal and gives it to the bald boy. Bald boy got the seal, the dog and the cat and go back to his house. When his mother sees that he did not bring home nothing but a dog and cat she gets mad at him.<br />
The day after bald boy says his mother and says go and ask for emperor’s young daughters’ hand. His mother says that, he would not give his daughters’ hand to you. But bald boy was so insist and she eventually went to the palace to ask for emperors’ daughters’ hand.<br />
Emperor says if you build a big palace just across my palace then I can say okay. His mother returns back to home and tells what emperor wants from them.<br />
Bald boy says: no worries, I can do it in five minutes. And he asks the seal to make a big palace. When emperor gets up the day after and sees the big palace built in a night he has to give his permission to him.<br />
Bald boy moved into his new palace and he put his seal to the best place in it. One day in the absence of bald boy, some one comes to the home as a bead seller who is aware of the seal and he tries to sell beads to bald boys’ wife. His wife says that she does not have any money and this con man says you do not need to give me any money, you can get whatever you want to trade that seal as an exchange he says. Wife says ok and gives to bead seller and gives seal to him.  He got the seal and cross the lake just right after. The palaces fall apart right away. The emperor takes her daughter back as well. When bald boy come back to the home with the cat and the dog and see what happened he feels so unhappy and feels so sad.<br />
Cat says. I can find the seal but I can not get across the lake. Dog says, I can swim through lake and you can sit on me. They do that, and come to the man’s house. When they arrive to the home dog waited in front of the house and the cat catches a mouse and put hot pepper to the his tale. Later on he walked in and he put the mouse’s tale into the man’s nose. Therefore, the man sneezes and the seal under his tongue fall off. The cat catches the seal and along with the dog they run to the lake. The dog start swimming back to their place but in the middle of the lake cat drops the seal from his mouth and a fish swallow the seal. This time dog gets the responsibility and they both went to the fish market. The dog sniffs each fish and find out which one has the seal and show it to the bald boy. Bold boy buys that fish right away and they return back to their house.<br />
Bald boy gets back his palace and his wife and for the honor of this new start he makes celebrities for 40 nights and 40 days.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong><span style="color: #800080;"><a href="http://www.masaldiyari.net">Keloğlan Masalları</a> ingilizce olarak <a href="http://www.masaldiyari.net">Masal diyar</a>ında.</span>.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.masaldiyari.net/bald-boy-and-emperor-keloglan-ile-padisah/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

