Şaşkın tavşan Şaşkın tavşan zıplaya zıplaya, etrafı seyrederek giderken, Birdenbire bir çukura düştü. Kendi kendine, “Eyvah” dedi, “Tuzağa düştüm” Tam osırada çukurun etrafındaki küçük taşlar da düşerek tavşanın canını acıttılar. Şaşkın tavşan acının verdiği korkuyla sıçrayarak çukurdan çıktı ve bağırarak koşmaya başladı. “Canavarlar saldırıyor, canavarlar saldırıyor” diye çığlık atıyordu. “aydedeyi bulup, bunu ona anlatmalıyım” diye [...]
Kurt ile Keçi Var idi, yok idi. Yeryüzünde bir keçi ile bir koyun var idi. İkisi, aç oldukları için kırda dolaşıp yayılmaya çıktılar. Bir kurda rastladılar. Korkup, durdular. Kurt: – Koyun kardeş seni yiyeceğim, dedi. Bunun üzerine koyun kurda: – Önünde hazır durmuşum, istersen ye beni. Ancak senden bir ricam var: Beni şimdi yeme. Önünde [...]
Balıkçının Oğlu Bir varmış, bir yokmuş, Allahın kulu pek çokmuş. İnebolu, Yanbolu; iki boş bir dolu, bende bilmece dam dolu. Evvel zamanların birinde, bir padişahın ülkesinde, fukara1 bir balıkçı vardı. Gün geldi balıkçı öldü, bir oğlu kaldı arkada. Babasının sanatını eline alarak, o da balık avcılığına başladı. Gecelerden bir gece, bir düş gördü. Diyordu ki, [...]






