:: Archive for Nisan 6th, 2009

Masal diyarı “Şehir faresi ve Tarla faresi”
Bir varmış, bir yokmuş bir şehir faresi varmış; Bir gün evde otururken tarla faresine acıyıp, onu eve çağırmış. Koca bir halının üstüne bir sofra kurulmuş şahane. Ne yemekler ne yemekler, bu yemekleri bilmezmiş tarlada yaşayanlar. Şehirli olmak lazımmış, görmek için.
Böyle bir ziyafet görülmemiş, hiçbir şey eksik değilmiş. Ama tam yemeğe başladıkları anda bizimkilerin iştahı birden kesilmiş.
Ayak sesleri gelmiş birden, evin üstünde bir yerden; şehir faresinin bodruma bir kaçı varmış, görülmeye değer. Misafir olan tarla faresinin ise kalbi duracakmış telaştan. Bunlar saklanmış kalmışlar bir yanda.
Biraz sonra ses seda kesilmiş yukarıda, fareler çıkmış meydana, şehirli fare buyurun demiş, soğumasın bizim kızartma.
Tarla faresi yüreği ağzında, ben doydum demiş. Yarın sizi tarlama beklerim. Biz de böyle kral sofraları olmaz tamam, doğru fakir işi bizimkisi ama yediğimiz boğazımızda kalmaz, ayak mayak sesi duyulmaz. Haydi hşçakal kardeş,korkulu yemek bana gelmez, demiş bizim tarla faresi ve bir daha şehir faresine yamağa gitmemiş…
La Fontaine masalları..
Etiketler:La Fontaine Masalları, masal, masal dinle, Masal diyarı, masal diyarları, masal dünyası, masal oku, masallar, masallar diyarı, Şehir faresi ve tarla faresi
Nisan 6th, 2009 | in
Masal diyarı |
Yorum Yapin

Masal diyarı Heybe masalı..
Ormanlar kralı aslan bir gün bütün canlıları çağırmış, gelin toplanın demi yanıbaşımda. Ve yaradılışında kusur bulan söylesin diye de eklemiş. Maymunu çağırmış önce, konuş bakalım demiş, kendi halinden memnun musun ?
- Ben mi , demiş maymun, neden memnun olmayacakmışım? Onlar dört ayaklı da ben değil miyim ? Kimse kalkamaz suratımda kusur aramaya.Ama ayı kardeşin suratı öyle mi ya ? Aceleye gelmiş bir karalama zavallının ki. Bana sorarsa hiç resmini yaptırmamalı.
Ayı gelmiş ortaya, başını sallamış iki yana, herkes halinden yakınacak sanmış. Ne gezer, övmekle bitirememiş biçimini; Fili eleştirmiş bir hayli: Demiş ki, kulaklarından kesip kuyruğuna eklemeli.
- Nedir, demiş, o biçimsiz, o çirkin irilik ?Akıllı sandığımız file gelince sıra, o kadar övmüş ki kendini inanamamış hiçbiri. Ama balinada kusur bulmuş o da.
- Bu kadar şişmanlık düşman başına demiş.
Arkadan karınca gelmiş. O da peynir kurdunu pek ufak bulmuş…Minnacık kurda şöyle bir bakınca, kendini pek büyük bulmuş.
Aslan bakmış her yaratık halinden memnun. Hep kendileri güzel, başkaları çirkin. Yollamış hepsini gülerek, memnun olmuş.
Ama aslan bir şeyi bilmiyormuş, insanoğlunu dinlese çok gülermiş eminim, insanın kendisini beğendiği kadar kim beğenir ki kendini. Kendimizi beğenir, başkalarını hep yana atarız,kendimizdeki kusuru bağışlar, başkalarında pireyi deve yaparız.
Bir heybemiz olsa omzumuzda, arka gözüne kendi kusurlarımızı saklar, ön gözüne başkalarının kusurlarını atarız…
La Fontaine masalları…
Etiketler:çocuk masalları, Heybe, La Fontaine Masalları, masal, masal dinle, Masal diyarı, masal diyarları, masal dünyası, masal oku, masallar, masallar diyarı, seçme masallar

Masal diyarı Kurtla Köpek
Bir masal var kaf dağının ardında. Köpekle tazıyı anlatıyor masal , biz ne desek boşuna .Köpekler kuş uçurmaz olmuş çiftlikten, kurt bundan etkilenmiş tabi. Tazıya dönmüş açlıktan… Bir köpek görmüş dağda, yağlı, besili, parlak tüylü,yolunu şaşırmış besbelli, “bunu yersem ne güzel olur demiş. Saldıraya geçecekmiş ama çekinmiş.Aşağıdan alıp yaklaşmış yanına.
- İyi ense yapmışsınız maşallah demiş. Köpek şöyle uzun uzun bakmış.
- Siz de yapabilirsiniz bayım demiş. Benim gibi beslenmeyi isteseniz beslenirsiniz. Yaşamak sayılmaz sizinki, hep sefil olmak kötü bir şey besbelli. Ne bu böyle, ne rahat bir uyku, ne ağız tadıyla yenen bir lokma yemek.Gelin benim yanıma dünya varmış deyin. Kurt bayağı merak etmiş doğrusu. Nasıl bir işmiş ki bu ?
- Orda işim ne olacak benim ?
Çomar gülmüş:
- Hiççç demiş.Fakir fukaraya saldıracaksın, evin adamlarına kuyruk sallayacaksın, sahibine hoş görünmek tek görevin. Bunun karşılığında artık ne varsa hepsi senin. Tavuk kemiğimi istersin , güvercin, bıldırcın kemiği mi. Bu arada sırtını okşarlar sabah ve akşam keyfe bak.
Kurdun ağzı kulaklarına varmış , gözleri dolmuş sevinçten… Köpeğin peşine takılmış çiftliğe doğru yol alırken, boynunda bir iz görmüş
- Bu da nesi ? demiş.
- Hiçç demiş köpek
- Hiç ama ne ?
- Değmez konuşmaya bile nene gerek
- Söyleyin canım merak ettim işte.
- Tasmanın yeri olacak
- Neee? Bağlıyorlar mı ? demiş kurt; öyleyse her istediğin yere gitmek yok.
- Yook demiş. Köpek ne çıkar bundan ?
Kurt yolunu çevirmiş başka yöne:
-Sizin olsun eti de kemiği de ben özgürlüğümü kimselere veremem, kimsenin boyunduruğu altına giremem, demiş ve uzaklaşmış ordan. Gidiş o gidiş….
La fontaine masalları..
Etiketler:çocuk masalları, La Fontaine Masalları, la fonten masalları, masal, masal dinle, masal diyarları, masal dünyası, masal oku, masallar, masallar alemi, masallar diyarı, seçme masallar