Masal diyarı
Yüreğinin Anahtarı
Bir zamanlar ülkenin birinde Polya adında çok genç ve çok güzel bir prenses varmış,
Kral babası yatalak hasta olduğu için bu prensesi kraliçeliğe hazırlamak istemişler,
Ülkenin bütün bilgeleri çeşitli dersler vererek prensesi hızlı bir eğitimden geçirmişler..
Bir süre sonra kralın baş danışmanı onu sınavdan geçirip kraliçe olabileceğine karar verir..
Prenses bu sınavdan sonra baş danışman tarafından bir büyük odaya alınır..
Bu odada farklı renklerde 15 kapı vardır,
Baş danışman prensese derki;
Kraliçe olduğunuz zaman ülkeyi bu 15 kapının ardındaki bilgi ve hazinelerle yöneteceksiniz,
Aslında bu 15 kapının 8 i iyiliklerin kapısı 7 si kötülüklerin kapısıdır..
Buyur anahtalarlarda burada..
Prenses Polya sorar;
Peki ama anahtarların hangisi hangi kapının bunu nasıl bilicem..
Baş danışman cevap verir:
Prensesim eğer yüreğiniz iyi ise eliniz iyilik kapılarının anahtarına gider,
Yüreğiniz bozuksa eliniz kötülük kapılarının anahtarlarına gider..
Yüreğim nasıl iyi olur nasıl bozulur,
İhtiyar baş danışman gülümser,
Prensesim bilgelerin nasihatlarını dinlerseniz yüreğini iyi olur,
Yağcıların övgülerine kulak verirseniz yüreğiniz bozulur….
Etiketler:çocuk masalları, La Fontaine Masalları, masal, masal dinle, Masal diyarı, masal oku, masallar, masallar diyarı, Yüreğinin Anahtarı
Masal diyarı
Akilli kaplumbaga
Günün birinde bir antilobun ayağı bir kaplumbağaya takıldı ve onu devirdi. “Nereye bastığına dikkat etsene hemşerim” diye azarladı onu kaplumbağa. “O kadar hızlı koşuyorum ki önümdeki her şeyi göremem” diye karşılık verdi hızlı antilop. “Hiç o kadar övünme kendinle” diye öfkeyle söylendi kaplumbağa “eğer istersem senden çok daha hızlı koşarım ben”. “Buna inanmam” dedi antilop. “Peki üç gün sonra bu çayırda yarışalım. Kimin kazandığını o zaman görürüz”..
Antilop kabul etti. Kaplumbağa hemen bütün akrabalarını ve tanıdıklarını aradı ve onlardan üç gün sonra çayırdaki koşu yolu üzerinde belli aralıklarla durmalarını rica etti. “Antilop yanınızdan geçerken ona, ‘hızlı, daha hızlı koş, seni çoktan geçtim’, diye seslenin” diye tembih etti herkese. Diğer kaplumbağalar da söylediklerini aynen yapacaklarına dair söz verdi. Üç gün sonra antilop ve kaplumbağa çayırda buluştu. Yarış başladı. Ama sadece antilop koşuyordu. Kaplumbağa çimenlere uzandı. Antilop tüm hızıyla koşarken yoluna hep kaplumbağa çıkıp bağırıyordu: “Hızlı, daha hızlı koş, seni çoktan geçtim”. Daha yarışın sonuna gelmeden antilop koşmaktan vazgeçti ve oradan kaçtı…
(Afrika Masalları, M.Kosova, Okyanus yayınları)
Etiketler:Akıllı kaplumbaga, çocuk masalları, La Fontaine Masalları, masal, Masal diyarı, masal oku, masallar, masallar diyarı
Gece yarısına doğru evden sesler yükselmeye başladı. Pencerenin camlarından parlak ve renkli ışıklar dışarı süzülüyordu. Yavrukuş çok korkmuştu. Hemen yuvasından uçup, yakındaki ağacın dallarına kondu ve pencereden ne olup bittiğini görmeye çalıştı. Odada tavana kadar yükselen bir çam ağacı vardı! Ağacın altına renk renk paketler, oyuncaklar konulmuştu. Çocuklar ağacın etrafında sevinçle koşuyor, oyunlar oynuyorlardı. Saka kuşu yavrusu, insanların gece yarısı neden bu kadar sevindiklerini anlayamamıştı. Çünkü Yavrukuş daha o yaz yumurtadan çıkmıştı ve bu koca dünyaya dair fazla bir şey bilmiyordu. O gece, insanlar ışıkları söndürüp yattıktan sonra, çok geç uyuyabildi.
Sabah Yavrukuş dışarda cırlak sesleriyle gürültü yapan serçelerin çığlıklarını duyup uyandı. Yuvadan dışarı uçup şöyle seslendi onlara:
“Ne diye bağırıyorsunuz sabah sabah! Gece yarısı insanların gürültüsünden uyuyamadım, şimdi de siz rahat vermiyorsunuz! Neler oluyor?”
“Ne mi oluyor?” diye şaşırdı serçeler. “Bugün yeni yılın ilk günü. Herkes neşe içinde. İnsanlar da biz de sevinçle karşılarız yeni gelen yılı.”
“Yeni yıl mı? O da ne demek?”
“Ah, yazık sen pek de küçükmüşsün” diye güldü serçeler. “Yeni yılın ilk günü yılın en güzel günüdür. Bu gün artık güneş bize geri gelmeye başlar. Bugün takvimin ilk günüdür. Bugün bir Ocak!”
“Ocak mı? O da ne oluyor? Peki ‘takvim’ ne demek?”
“Anlaşıldı” diye dudak büktü serçeler, “demek sen yumurtadan çıkalı fazla bir zaman geçmemiş. Takvim bütün bir yılın düzenidir. Bir yıl aylardan oluşur. İlk ay Ocak’tır, yani yılın gagasının ucu. Sonra on tane, yani iki ayağının parmakları kadar ay gelir. Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım. Ardından son ay olan Aralık. Ocak nasıl yılın gagasıysa. Aralık da işte yılın kuyruğunun sonudur. Anladın mı Yavrukuş?”
“Hayır, doğrusunu isterseniz hiç de anlamadım” diye iki yana doğru salladı başım Yavrukuş. “Bütün söylediklerinizden aklımda kalanlar ‘gaga’, ‘iki ayağın parmakları’, ‘kuyruk’ kelimeleri oldu. Diğerleri zor şeyler.”
“Bana bak!” dedi yaşlı serçe, “Şimdi sen biraz ormanda, kırlarda, tarlalarda uç bakalım. Ama gözlerin! dört aç ve çevrene dikkatle bak. Çevrende olup bitenleri izle. Ayın bittiğini duyunca da geri gel. Bak ben de bu evde yaşıyorum. Yuvam işte çatının altındaki boşlukta. Ben sana bir sonraki ayın ne olduğunu anlatırım. Böylece sırayla hepsini öğrenirsin.”
“Çok güzel fikir” diye sevindi Yavrukuş. “Ben mutlaka sana geri geleceğim! Sonra da kanatlarını çırptı ve uçuverdi.
Küçücük bir saka kuşuydu “Yavrukuş“. Daha yuva kuracak kadar da büyümemişti. Bilirsiniz, saka kuşları tembel tembel dallarda tünemeyi hiç sevmezler. O da bütün gün dallardan bahçe çitlerine, ev çatılarından çalılıklara neşeyle uçardı. Akşam olduğunda da Yavrukuş kendine ağaçlarda bir kovuk arar, orada sabahlardı. Tüylerini kendine yastık yapar, kanatlarını da yorgan gibi üzerine çeker bir güzel uyurdu.Kış mevsiminin, artık havaların iyice soğuk olduğu günlerinden birinde şans Yavrukuş’un yüzüne gülüverdi. Bir pencere pervazının altında boş bir serçe yuvası buldu. Yuva yumuşacık tüylerle döşenmişti. Yavrukuş hiç düşünmeden yuvaya yerleşti. Annesinin yuvasından uçalı beri, ilk defa böyle sıcak ve sakin bir yuvada uyuyordu..
Etiketler:masal, masal dinle, Masal diyarı, masal oku, masallar, saka kuşu, saka kuşunun takvimi, seçme masallar