Post Icon

Ağustos Böceği ve Karınca

agustos_bocegi_ve_karinca

Ağustos Böceği ve Karıncanın masalını sesli dinlemek için aşağıdaki PLAY tuşuna basınız.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Ağustos Böceği ile Karınca Masalı

Cırcırböceği çaldı saz
Bütün yaz

Derken kış da geldi, çattı,
Seninkinde şafak attı

Baktı ki yok hiç yiyecek
Ne bir sinek ne bir böcek,

Kalktı karıncaya gitti;
Yandı yakındı, ah etti.

Üç beş buğdaydan ne çıkar
Gelecek mevsime kadar

Birkaç tane borç istedi
– İnayet buyurun, dedi,

Yemin billah ederim
Eylüle kalmaz öderim

İşin kötüsü karınca
Borca hiç alışmamıştı;

Bu ricaya çıkıştı.
– Ne yaptınız yaz boyunca?
– Ne mi yaptım? Saz çaldım, saz!
– Ya, öyle mi? Demek ki siz! Yazı sazla geçirdiniz madem Şimdi de oynayın biraz

Evet çocuklar,

Çiçeklerin en güzel, güneşin en ışıltılı olduğu günlerde, bir yandan müzik sesi gelirken, bir yandan da çalışan karıncaların yorgun nefesleri duyulurmuş.

Bu müzik, yaz mevsiminin bütün güzel günlerini tembellik ederek, bir yaprağın üzerinde bacak bacak üstüne atmış keman çalmaktan başka bir iş yapmayan tembeller tembeli Ağustos Böceği’ne aitmiş. Herkese gülücükler dağıtıp, neşeli tavırlarıyla masalsitesi.com ormanı şenlendiren Ağustos Böceği, etrafında kışa hazırlık yapan bütün canlılara takılıp, onlarla alay edermiş.

– Bırakın bu güzel havalarda çalışmayı. Gelin şarkı söyleyelim, eğlenelim. Gelin günümüzü gün edelim. Bu güzel havalarda çalışarak niye kendinize eziyet ediyorsunuz, derken bir yandan da kemanıyla neşeli parçalar çalarak etrafında çalışanları engellemek istiyormuş.

Bu sırada toprağın üzerinde karıncalar çalışıyormuş. Çalışkan karıncalar kışa hazırlık yapıyorlarmış. Buldukları yiyecekleri yuvalarına taşıyorlarmış.

Ağustos Böceği, karıncalara seslenmiş:

– Ne kadar çok çalışıyorsunuz.

Karıncalardan birisi:

– Sen de kışa hazırlık yapsan iyi olur. Yakında kış gelecek, diye cevap vermiş.

Ağustos Böceği, karıncanın söylediklerini duymazdan gelmiş. Yine neşe içerisinde şarkı söylemeye devam etmiş.

Sonunda yaz bitmiş. Soğuk havalar gelmiş. Her tarafa bembeyaz kar yağmış. Yazın çalışan böcekler yuvalarında yiyeceklerini yiyerek rahat ediyorlarmış. Ağustos Böceği ise yazın yaptığı tembellikten dolayı yiyeceksiz kalmış. Tanıdığı böceklerin evlerine giderek yiyecek istemiş. Ama hiçbirisi ona yiyecek vermemiş. En sonunda karıncaların kapısını çalmış. Kapıyı açan karıncaya:

– Lütfen bana biraz yiyecek verin. Hiç yiyeceğim yok, diyerek sızlanmış. Karınca, Ağustos Böceği’ne:

– Yazın hiç çalışmadın. Hep tembellik yapıp keyif sürdün. Şimdi niye keyif yapmıyorsun, diyerek kapıyı kapatmış. Ağustos Böceği yaptığı hatayı anlamış. Bir daha tembellik yapmayacağı konusunda kendisine söz vermiş.

Etiketler: , , , ,

Yorum yazmak ve diğer yorumları görmek için tıklayınız.0
Post Icon

Anne Köpek

anne_kopek
Anne Köpek Masalı

Anne Köpek sesli masalı dinlemek için PLAY butonuna basınız.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Anne köpek karnında yavrusunu taşıyormuş. Bir süre sonra yavrularını doğuracağı güzel bir yuva aramaya başlamış. Aramış taramış, uygun, temiz, rahat bir yer bulamamış. Birden aklına eski arkadaşlarından biri gelmiş.

Arkadaşı iyi durumda, kulübesi olan bir köpekmiş. Arkadaşına gitmiş ve durumu anlatmış. “Bana birkaç günlüğüne kulübeni verir misin?” demiş. Arkadaşı “ Tabi ki!” demiş. “Zor günlerimizde bir birimize yardımcı olmalıyız” demiş. Hemen boşaltmış kulübesini, anne köpek yerleşmiş.

Aradan zaman geçmiş. Anne köpek yavrulamış. Epey bir zaman sonra arkadaşı gelmiş. Anne köpek yalvarmış “Lütfen !” demiş. “ Bir iki gün daha kalmama izin ver. Yavrularım biraz büyüsünler, güçlensinler” Arkadaşı “Peki” diyerek ayrılmış yine. Aradan uzunca bir zaman geçmiş. Arkadaşı “Eh, artık büyümüşlerdir” diyerek kulübeye gelmiş.

Anne köpek şöyle demiş:

“Kulübe mi? Ne kulübesi? Hangi kulübe? Benim hiçbir şeyden haberim yok. Dur, yavrularımı çağırayım, onlar bilirler belki.” Yavrularını çağırmış ama yavru demeye bin şahit gerek. Büyümüş, uzun kuyruklu, heybetli, kocaman köpekler olmuşlar. Annenin arkadaşına hırlayıp dişlerini göstermişler. Arkadaşı bakmış olacak gibi değil, üzgün üzgün ayrılmış oradan.

Etiketler: , , ,

Yorum yazmak ve diğer yorumları görmek için tıklayınız.0
Post Icon

İnatçı Fil Yavrusu

inatci_yavru_fil
İnatçı Fil Yavrusu Masalı

Afrika’nın ormanlık köşelerinden birinde bir fil ailesi yaşarmış. Bu ailenin en küçük üyesi olan yavru fil çok inatçı ve yaramazmış. Bir keresinde aile dolaşmaya çıkacakmış.
“Bizle gel” demiş baba fil.
“Hayır ben sizle gelmiyorum” diye başını sallamış inatçı fil yavrusu.
“Gel beraber gidelim” demiş annesi.
“Hayır gelmiyorum.”
“Gel” demiş kardeşleri.
“Hayır” demiş yavru fil.
Aile küçük fili yalnız bırakıp dolaşmaya çıkmış. Yavru fil bir süre tek başına eğlenmiş, ama sonra canı sıkılmaya başlamış. Şimdi artık dünyaya çok kızgınmış. “Bundan sonra fil olmak istemiyorum. Küçük fil olmak kötü bir şey” diye düşünmüş. “Peki ne olayım?”
O sırada zıplaya zıplaya ilerleyen bir ceylana gözü takılmış. “Ceylan olayım” diye karar vermiş. Ceylanı taklit ederek zıplamaya başlamış. Ama kalın ve hantal ayakları birbirine takılıvermiş. Burun üstü yere düşmüş!
“Ceylan olmak o kadar eğlenceli değil” diye geçirmiş aklından. “Maymun olayım o halde!” Maymunların olduğu ağaçların yanına gitmiş.
Ağacın üzerinde daldan dala zıplayan maymun yavrularına seslenmiş:
“Bundan böyle ben de maymunum!”
Maymunlar ağaçtan, küçük yaramaz filin yanına inmişler. Üzerine çıkmışlar, kimi kulaklarını çekmiş, kimi kuyruğuna asılmış, kimi kafasına Hindistan cevizi atmış.
Yaramaz fil maymunların arasından zor kaçmış! Yolda rengarenk bir papağana rastlamış. Papağan bir ağaçtan ötekine uçuyormuş. Küçük filin çok hoşuna gitmiş.
“Ben de papağan olmak istiyorum. Bana uçmayı öğretir misin?” demiş.
“Elbette öğretirim!” demiş papağan.
Beraberce göl kıyısındaki dik yamaca gitmişler. Papağan haydi uçalım diye ileri atlamış.
Fil de onu taklit etmiş ve yamaçtan aşağı kendine bırakmış. Papağan kanatlarıyla uçarken, yaramaz fil yavrusu, paldır küldür yuvarlanmış ve kafasının üstüne göle çakılmış. Çamur içinde, sudan kendini kurtarmaya çalışırken çok korkmuş.
Zorlukla karaya çıktığında üstü başı çamur içindeymiş ve her tarafı ağrıyormuş.

“Galiba ben fil yavrusu olarak kalmalıyım” diye düşünmüş. Sonra ailesini aramaya başlamış. Artık onlarla birlikte gezmek istiyormuş.

“Her Güne Bir Masal Kitabı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık”

Etiketler: , ,

Yorum yazmak ve diğer yorumları görmek için tıklayınız.0
Post Icon

Akıllı Çobanaldatan Kuşları

cobanaldatan
Akıllı çobanaldatan kuşunun masalını sesli olarak dinlemek için lütfen PLAY tuşuna basınız.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Akıllı Çobanaldatan Kuşları Masalı

Çobanaldatan kuşunu sizler bilir misiniz? Ağaç kabuğu renginde tüyleri olan bu minicik kuş oldukça şakacıdır, çobanaldatan kuşu hemen hemen her hayvanın sesini taklit edebiliyor. diye devam ediyor masalımız.. iyi dinlemeler..

Etiketler: , , ,

Yorum yazmak ve diğer yorumları görmek için tıklayınız.0
Post Icon

Aslanla Ortakları

aslan_ile_ortaklari

Aslan ile Ortakları Masalını sesli dinlemek için aşağıdaki PLAY tuşuna basınız.

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Aslan ile Ortakları

Bir ormanda aslan, at keçi ve koyun birleşmiş ortaklık kurmuşlar. Aslan demiş ki: “Ortaklık, ama her şeye ortaklık! Kara da zarara da hepimiz ortak olacağız. Bunu kabul etmeyen hemen ortaklıktan ayrılsın”. “Kabul ediyoruz!” demiş diğerleri. Dağılıp ormanın her yerine tuzak kurmuşlar. Bir süre sonra keçi koşa koşa gelmiş ve haber vermiş.

“Tuzağımıza bir geyik düştü!” demiş heyecanla. Herkes geyiğin başına toplanmış. Aslan etrafına şöyle bir bakmış, kükreyerek konuşmuş:

“Durun bakalım! Önce ne yapacağımıza karar verelim. Dört kişi olduğumuza göre avımızı dörde bölmemiz gerekiyor.” Herkes onaylamış. Aslan geyiği dörde bölmüş. “ Birinci parça benim” demiş aslan en büyük parçayı alarak. “Çünkü adı üstünde aslan payı. Tamam mı?”. Diğerleri mecbur kafasını sallamış. “İkinci parçada benim. Çünkü hem sizin hem de diğerlerinin kralıyım ben. Kabul mü?”.

Yine sus pus bir şekilde “Kabul” demişler. “İyi” demiş “Siz akıllı hayvanlarsınız. Ben akıllı hayvanları severim. Şimdi üçüncü parça ortaklığın en yaman, en güçlü kişisine verilecek. İçinizde benden yamanı benden güçlüsü var mı?”.

Hepsi sessiz bir öfke içinde “Hayır!” demişler “En güçlüsü sensin”. Aslan “İyi sevgili ortaklarım. Bu dördüncü parçada tabi ki benim payım. Tamam mı?” demiş. Diğerleri fısıltıyla “Tamam, tamam” demişler. Aslan memnun gülümsemiş “Ya siz ne iyi ortaklarsınız. Demek ki ortaklığımız uzun bir süre devam edecek”.

Etiketler: , , , ,

Yorum yazmak ve diğer yorumları görmek için tıklayınız.0
Sayfa 1 'den 9612345...Son »